-->
Bugün The Witcher denildiğinde akla doğrudan CD Projekt Red geliyor. Ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, Witcher evreninin oyun tarafındaki hikâyesinin sandığımızdan çok daha eskiye dayandığını ve ilk Witcher oyununun aslında CD Projekt Red tarafından geliştirilmediğini gözler önüne seriyor.
Bugün The Witcher denildiğinde akla doğrudan CD Projekt Red geliyor. Ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, Witcher evreninin oyun tarafındaki hikâyesinin sandığımızdan çok daha eskiye dayandığını ve ilk Witcher oyununun aslında CD Projekt Red tarafından geliştirilmediğini gözler önüne seriyor.
Painkiller, Bulletstorm ve Gears of War: Judgment gibi yapımlarla tanınan Adrian Chmielarz, GAMINGbible’a verdiği röportajda hem Andrzej Sapkowski ile olan anılarını hem de tarihteki ilk Witcher oyununun perde arkasını anlattı.
Röportajın en dikkat çekici detaylarından biri, “The Witcher” isminin ortaya çıkış hikâyesi oldu. Andrzej Sapkowski, Witcher kitaplarının İngilizce çevirisi için başlangıçta “Hexer” ismini düşünüyordu. Ancak Adrian Chmielarz, bu ismin fazla teknik ve soğuk duyulduğunu belirterek “The Witcher” adını önerdi.
Sapkowski, Polonya’daki “Wiedźmin” isminin İngilizce karşılığı olarak The Witcher kullanımını kabul etti. Yani bugün dünya çapında tanınan Witcher markasının adı, Chmielarz’ın önerisiyle şekillenmiş oldu.
Asıl sürpriz ise burada başlıyor. 1990’lı yıllarda Adrian Chmielarz ve ekibi, The Witcher evreninde geçen bir oyun geliştirmeye gerçekten başlamıştı. Üstelik bu girişim, CD Projekt Red’in Witcher markasıyla hiçbir ilgisinin olmadığı bir dönemde gerçekleşti.
Ancak ekip, tek bir projeye odaklanmak yerine ellerindeki sınırlı kaynakları dört farklı oyun projesine bölme kararı aldı. Bu da kaçınılmaz olarak bütçe ve zaman sorunlarını beraberinde getirdi.
O dönemde ekibin yayıncı ortağı olan TopWare, Witcher markasını yeterince tanımadığı için projeye sıcak bakmadı. Almanya pazarında RTS (gerçek zamanlı strateji) oyunlarının çok daha popüler olması nedeniyle, Witcher yerine satış potansiyeli daha yüksek görülen projelere öncelik verildi.
Sonuç olarak:
Bugünden bakıldığında bu karar büyük bir fırsat kaçırılmış gibi görünse de, dönemin pazar şartları düşünüldüğünde yayıncı açısından mantıklı bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Yıllar sonra CD Projekt Red, Witcher markasının oyun haklarını aldığında Adrian Chmielarz herhangi bir yasal hak iddiasında bulunmayı düşünmediğini söylüyor. Bunun sebebi ise oldukça net: Kendi stüdyosunun o dönem Witcher gibi büyük bir projeyi tamamlayabilecek durumda olmadığını biliyordu.
Bugün ise Chmielarz, CD Projekt Red’in:
son derece mutlu olduğunu dile getiriyor.
Bu hikâye, ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor:
Eğer The Witcher CD Projekt Red dışında bir stüdyo tarafından geliştirilseydi bugün nasıl bir seri olurdu?
Belki:
Bunu asla bilemeyeceğiz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, Witcher’ın kaderi doğru zamanda doğru stüdyonun ellerine geçti.
Peki siz ne düşünüyorsunuz?
CD Projekt Red olmadan bir Witcher oyunu görmek ister miydiniz? Yorumlarda buluşalım
Epic Games Store, haftalık ücretsiz oyun kampanyasında vites yükseltiyor. Bu hafta oyunculara Bloons TD 6 sunulurken, önümüzdeki hafta ise gizlilik türünün sevilen serilerinden Styx sahneye çıkıyor.
Phasmophobia ile bağımsız oyun dünyasında büyük bir başarı yakalayan Kinetic Games, stüdyonun geleceğini şekillendirecek çok önemli bir adım attı.
Son günlerin en çok konuşulan çok oyunculu yapımlarından Arc Raiders, hızla büyüyen oyuncu kitlesiyle birlikte ne yazık ki tanıdık bir sorunla karşı karşıya: hileciler.
Minecraft, 2026 yılının ilk büyük güncellemesi için geri sayıma geçti. Mojang tarafından paylaşılan ilk bilgiler, özellikle çiftlik kurmayı seven oyuncuları fazlasıyla heyecanlandıracak gibi görünüyor