-->
PS5’te deneyimlenen Code Vein II, karanlık hikâyesi, derin Blood Code sistemi ve olgun Soulslike oynanışıyla seriyi bir üst seviyeye taşıyor.
İlk Code Vein, Soulslike türünü anime estetiğiyle harmanlayarak kendine özgü bir alan açmıştı. Kimi oyuncular onu “fazla kolay”, kimileri ise “fazla anime” bulmuştu ama tek bir gerçek vardı: Code Vein cesur bir denemeydi. Code Vein II, bu cesur temelin üzerine daha karanlık, daha olgun ve mekanik olarak çok daha derin bir yapı inşa ediyor. PS5’te geçirdiğim onlarca saat sonunda rahatlıkla söyleyebilirim ki Bandai Namco bu kez sadece bir devam oyunu yapmamış; seriyi gerçek anlamda bir üst lige taşımış.
Code Vein II, hikâye anlatımı konusunda ilk oyuna kıyasla çok daha iddialı. Artık sadece “Revenant’ların hayatta kalma mücadelesi”ni izlemiyoruz; oyunun merkezinde hafıza, kimlik ve fedakârlık temaları var. Ana karakterimiz, geçmişi parçalanmış bir Revenant olarak uyanıyor ve yalnızca dünyanın değil, kendi benliğinin de yavaş yavaş çözüldüğüne tanıklık ediyor.
Hikâye anlatımı yine anime tarzı ara sahneler ve diyaloglarla ilerliyor ancak bu kez anlatım daha kontrollü. İlk oyunda zaman zaman dağınık hissedilen lore, Code Vein II’de daha sistemli bir şekilde sunuluyor. Özellikle “Memory Dive” adı verilen yeni sistem sayesinde, karakterlerin geçmiş anılarına girerek hem hikâyeyi derinleştiriyor hem de oynanışa doğrudan etki eden bilgiler ediniyoruz. Bu anlar sadece sinematik değil; atmosferiyle oyuncuyu gerçekten içine çekiyor.

Code Vein II’nin PS5 performansı etkileyici. Oyun, 60 FPS sabit performans sunuyor ve uzun oyun seanslarında dahi herhangi bir kare hızı düşüşüyle karşılaşmadım. Yükleme süreleri neredeyse yok denecek kadar kısa; öldükten sonra tekrar aksiyona dönmek birkaç saniyeyi geçmiyor.
Görsel anlamda oyun, anime estetiğini korurken daha gerçekçi ışıklandırma ve çevre detaylarıyla zenginleşmiş. Harabeler, yeraltı şehirleri ve çürümüş katedral benzeri alanlar artık daha “yaşanmış” hissi veriyor. Özellikle karanlık alanlarda kullanılan volumetrik ışıklar ve sis efektleri, keşfi hem daha gerilimli hem de daha etkileyici kılıyor.
DualSense’in titreşim özellikleri de başarılı kullanılmış. Ağır bir düşman darbesiyle savrulduğunuzda ya da Blood Veil yeteneklerini kullandığınızda titreşimler oynanışa anlamlı bir geri bildirim ekliyor.
İlk Code Vein’in en çok eleştirilen yönlerinden biri, Soulslike sistemleri yeterince sert ve dengeli sunamamasıydı. Code Vein II bu konuda çok daha özgüvenli. Düşman yerleşimleri daha akıllıca tasarlanmış, boss dövüşleri ise hem görsel hem mekanik olarak çok daha tatmin edici.

Stamina yönetimi, kaçınma ve bloklama sistemleri daha hassas çalışıyor. Artık hatalarınız çok daha net şekilde cezalandırılıyor ama bu ceza hiçbir zaman “adil değil” hissi yaratmıyor. Oyun zor, evet, ama haksız değil.
Silah çeşitliliği artırılmış ve her silah tipi gerçekten farklı bir oyun tarzı sunuyor. Büyük kılıçlar ağır ama yıkıcıyken, mızraklar ve hafif silahlar çeviklik odaklı oynanışı teşvik ediyor. Özellikle PS5 koluyla yapılan hızlı kaçınma hamleleri, aksiyonun akışını çok daha keyifli hâle getiriyor.
Serinin en özgün mekaniklerinden biri olan Blood Code sistemi, Code Vein II’de ciddi şekilde genişletilmiş. Artık sadece sınıf değiştirmekle kalmıyor, Blood Code’lar arasında sinergiler kurabiliyorsunuz. Belirli yetenekleri farklı Blood Code’lardan harmanlamak, karakterinizi tamamen size özel hâle getiriyor.
Yeni eklenen pasif yetenekler, savunma odaklı ya da agresif oynayan oyuncular için farklı yollar açıyor. Özellikle geç oyun safhasında bu sistem, boss dövüşlerinde belirleyici hâle geliyor. Yanlış yapılandırılmış bir build ile ilerlemek mümkün ama oldukça sancılı.

Code Vein II, yapay zekâ yoldaş sistemini de geliştirmiş. Yan karakterler artık sadece hasar veren figürler değil; taktiksel olarak savaşın gidişatını etkiliyorlar. Belli durumlarda geri çekilmeleri, sizi iyileştirmeleri veya düşmanı oyalamaları gerçekten işe yarıyor.
Ancak oyunun güzel tarafı şu: İsterseniz tamamen yalnız oynayabilirsiniz. Oyun, tek başına oynandığında da dengeli kalmayı başarıyor. Bu da Soulslike purist’leri memnun edecek bir detay.
Harita tasarımları, ilk oyuna göre çok daha katmanlı. Kısa yollar, gizli alanlar ve risk–ödül dengesi iyi kurulmuş. Özellikle bazı bölgelerde, güçlü bir eşya için bilinçli olarak tehlikeli bir alana girmeniz gerekiyor ve bu karar anları oyunun en heyecanlı kısımlarını oluşturuyor.
Keşif hâlâ Code Vein II’nin önemli bir parçası ama bu kez yönlendirme daha başarılı. Oyuncuyu tamamen karanlıkta bırakmadan, ipuçlarıyla doğru yöne yönlendiren bir tasarım anlayışı benimsenmiş.
Müzikler, anime tarzını korurken daha melankolik ve karanlık tonlara kaymış. Boss savaşlarında yükselen orkestral parçalar, mücadelelerin epik hissini ciddi şekilde artırıyor. Sessizlik de en az müzik kadar etkili kullanılmış; bazı alanlarda yalnızca ayak seslerinizi duymak, gerilimi zirveye çıkarıyor.

Code Vein II, ilk oyunu seven ama eksiklerini fark eden oyuncular için adeta bir “keşke böyle olsaydı” cevabı. Soulslike türüne yeni girecek oyuncular için hâlâ biraz zorlayıcı olabilir ama türe aşina olanlar için son derece tatmin edici bir deneyim sunuyor.
PS5’te teknik anlamda sorunsuz, içerik anlamında dolu ve mekanik olarak olgun bir yapım. Anime estetiğini seviyorsanız ve karanlık aksiyon RPG’lerden hoşlanıyorsanız, Code Vein II kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir oyun.