-->
Phasmophobia neredeyse rafa kalkıyordu! Geliştiricisi, Witcher 3’teki bir görev sayesinde oyunu tamamladığını açıkladı. İşte ilginç arka plan hikayesi…
Bugün dünya çapında 25 milyondan fazla kopya satan ve Twitch yayıncılarının gözdesi haline gelen korku oyunu Phasmophobia, aslında oyuncularla asla buluşamayabilirdi. Oyunun geliştiricisi Daniel Knight, yakın zamanda verdiği bir röportajda, projenin tam anlamıyla çıkmaza girdiğini ve hatta iptal edilmek üzere olduğunu söyledi.
Ancak her şeyi değiştiren, CD Projekt RED’in efsanevi yapımı The Witcher 3: Wild Hunt oldu. Knight’a göre, Witcher 3’teki bir görev olmasaydı Phasmophobia bugün piyasada bile olmayabilirdi.
Eurogamer’a konuşan Daniel Knight, oyunun geliştirme sürecinde iki yıl boyunca prototipleme aşamasında kaldığını ve bir türlü içeriği şekillendiremediğini belirtti. Özellikle “amaçsızlık” hissinin büyük bir engel olduğunu söyleyen Knight, Witcher 3 oynarken her şeyin değiştiğini şöyle anlatıyor:
“The Witcher 3’te Akbostan bölgesindeki ‘Kuyu Başındaki Şeytan’ görevinde Yaratık Külliyatı’nı açtım. O an taşlar yerine oturdu. Oyunum için nasıl bir sistem kurmam gerektiğini orada anladım.”
Bu görev sırasında, Witcher evrenindeki yaratıkların zayıf yönlerinin külliyat aracılığıyla öğrenilmesi fikri, Knight’ın kafasında yepyeni bir sistemi doğurdu. Böylece, Phasmophobia’daki hayalet türleri de benzer bir sisteme dayanarak şekillendi.
Knight, The Witcher 3’te olduğu gibi hayaletlerin de belirli türlere sahip olması ve her bir türün farklı zayıf noktalarının bulunması fikrini oyuna taşıdı. Sonuç? Bugün oyuncular Phasmophobia’da hayaletleri sadece rastgele avlamıyor, aynı Witcher gibi analiz ederek doğru ekipman ve stratejiyle ilerliyorlar.
Bu sistem sayesinde oyun, basit bir korku deneyiminden çok daha fazlasına dönüştü: Stratejik, iş birliğine dayalı ve türüne göre farklı yaklaşım gerektiren bir yapım haline geldi.
Knight, oyunu geliştirmeye başladığında sadece 19 yaşındaydı. İlk gününde 5 bin kopya satmayı başaran Phasmophobia, kısa sürede yayıncıların radarına girdi ve özellikle Twitch sayesinde küresel bir fenomene dönüştü.
Bugün ise toplam satış adedi 25 milyonu aşmış durumda. Bu başarı, bir yandan bağımsız geliştiricilerin nasıl büyük işler başarabileceğini gösterirken, bir yandan da oyunların birbirine nasıl ilham verdiğini kanıtlıyor.
The Witcher 3 sadece ödüllerle ve satışlarla değil, diğer oyunlara ilham vermesiyle de bir fenomen. Geliştirici CD Projekt RED’in bu alandaki etkisi, yalnızca Phasmophobia değil, Cyberpunk 2077 sonrası pek çok oyun tasarımında kendisini hissettirdi.
Gelen söylentilere göre, Polonyalı stüdyo Blood & Wine’dan sonra The Witcher 3’e yeni bir hikâye DLC’si daha eklemeyi değerlendiriyor. Ancak henüz resmi bir duyuru yapılmış değil.
Dave the Diver, gündüz dalış geceleri sushi restoranı işletme döngüsüyle bağımlılık yapan, büyüleyici, eğlenceli ve sürprizlerle dolu bir macera sunuyor.
War Sails, Bannerlord’a etkileyici deniz savaşları, ticaret rotaları ve yeni stratejiler ekleyerek oyunu tazeleyen, atmosferik ve güçlü bir genişleme.
Marvel Cosmic Invasion, kozmik Marvel kahramanlarını bir araya getirerek hızlı, akıcı ve görsel açıdan büyüleyici bir aksiyon sunan; takım sinerjisi ve dövüş çeşitliliğiyle öne çıkan bir beat’em up deneyimi.
Octopath Traveler 0, kökenlere inen olgun hikâyeleri, gelişmiş HD-2D görselleri ve stratejik sıra tabanlı savaş sistemiyle seriyi yeniden zirveye taşıyan etkileyici bir prequel.