Monster Hunter World İnceleme

Farklı Bir Dünya…

Çok eskiden hayatımıza giren Monster Hunter oyununu uzun süre oynayıp da tutku ile bağlanmayan görmedim. Japonya’da 2004‘teki çıkışından bu yana tam bir fenomen olan seri Batı’da biraz daha yenice tanınsa da dünyanın bu tarafında da sağlam bir fan kitlesi oluşuyor. Bu çılgınlığın en yeni mahsulü olan Monster Hunter World da çıktı ve uzun zamandır beklediğimiz sevgilinin bu yeni hali hiç olmadığı kadar güzel. Olayımız basit, biz işe yeni girişmiş bir avcıyız fantastik bir dünyada ve burada her gün yeni bir macera. Öyküye bu sefer uğraşılmış ve verilen emek bizi oyuna daha çok bağlamış. Monster Hunter World içerisinde yapacak çok fazla şey var. Biraz önce bahsettiğimiz görevler haricinde bir de ikramiyeler bulunmakta. İkramiye görevleri, bahsettiğimiz sosyal alan içerisinden alınıyor ve bu görevler, bana soracak olursanız diğer tüm görevlerden biraz daha ilgi çekici.

 

 

Oyunda craft sistemi çok iyi dizayn edilmiş. Hammadde sayısı az, hatta sadece bitkilerden oluşan bir arşivimiz var. Aman aman bir maden, bir ürün sistemi henüz yok. Hatta elde ettiğim madenlerle armor dışında yapabileceğim bir şey de bulamadım. İksir sistemi oldukça iyi. Ancak oyunu ben beginner seviyesinde denediğim için can iksirini dahi 2 defa basabildim. Bu arada önceki oyunlardan bu oyuna taşınan silahlar ve araç-gereçler de var. Yenileri de azımsanmayacak sayıda. Openworld konusunda biraz -beta için sanıyorum- sınırlı. Görev baz alındığı için, seçtiğiniz görev neticesinde bir oyun alanınız oluyor. Tabii olay sırf aksiyondan ibaret değil. Diyelim ki canavarı avladınız, ödüllerinizi alıp evinize döndünüz (tabii arada haritadaki kaynakları da topladınız). Hemen demirci amcaya koşup bir bakın bakalım bu yeni parçalardan ne yapılıyor. Her canavar size yeni bir silah veya zırh yapmak için bir kapı açıyor ve daha güçlü düşmanları alt etmek için bu ekipmanlara kesinlikle ihtiyacınız var. Bu basit döngü Monster Hunter’ın kalbini de oluşturan ana mekanik aslında.

 

 

Ayrıca oyun tam anlamıyla yaşayan bir Dünya vadediyor. Haritaya yayılmış durumda olan canlıların tamamı besin zincirinde bulundukları yere göre diğer canlılara saldırıyor. Rastgele bir noktada, iki canavarın amansız mücadelesine tanık olabiliyorsunuz. Ayrıca sizin öldürdüğünüz büyük ve güçlü canavarlar, küçük olanlar için büyük bir fırsata dönüşüyor ve paylarına düşeni almak üzere avınızın etrafına toplanıveriyorlar. Oyun boyunca kullanacağınız silahları, zırhları; yemek yapımında kullandığınız malzemeleri geliştirmeniz mümkün. Bunu yapmanın yoluysa haliyle çeşitli avlardan geçiyor. Zaman zaman ihtiyacınız olan bazı malzemeleri toplamak adına aynı avı defalarca kez yapmanız da gerekebilir. Ancak bunu sıkıcı bir iş olarak düşünmemekte fayda var. Çünkü oyun, oyuncusuna ciddi bir özgürlük alanı sağlıyor. Buna bağlı olarak her canavarı öldürmek için kullanabileceğiniz onlarca teknik ve ekipman bulunuyor. Bu çeşitlilikse yaptığınız her avı bir öncekinden farklı kılıyor.

 

 

Av sistemi güzel, gördüğünüz her şeyi avlayabiliyorsunuz ve hepsinden bir kazanç elde edebiliyorsunuz. Güzel düşünülmüş detaylar var. Örneğin öldürdüğünüz yaratığı kesip biçip etini alırken kuşlar da üşüşüyor leşin başına. Sonra o kuşları da avlayabiliyorsunuz. Ama ben genelde karınlarını doyurmalarına izin verdim. Oyun içerisinde onlarca farklı tipte silah var ve bu silahların da kendine ait bir dalı var. Siz, aldığınız veya ürettiğiniz silahı geliştirerek, daha farklı dallardaki silahlara ulaşabiliyorsunuz. Mesela ben başlangıç silahı olarak Iron Katana seçmiştim. Bu silahın dalında, temel silah dahil 7 farklı silah bulunmakta. Tüm bu güzelliklere karşın oyun zor arkadaşlar. Oyuna girerken sizden üç şık arasından bir tercih yapmanızı istiyor. Yüksek çözünürlük, yüksek grafik ve yüksek yenileme hızı. Online girerken yüksek fps tercih etsem de değişen bir şey olmadı. Son olarak   Monster Hunter World, serinin önceki oyunlarının tamamından daha iddialı bir şekilde karşımıza çıktı. Son zamanlarda oynamak için oyun bulamıyorsanız. Monster Hunter World bu ihtiyacınızı giderecek diye umuyorum.


Yorum Yazın

Connect with Facebook