Kingdom Come: Deliverance İnceleme

Ölmek mi daha zor yoksa dönmek mi?

Kingdom Come: Deliverence bağımsız oyun stüdyosu Warhorse tarafından geliştirilmiş aksiyon RPG türünde diyebileceğimiz bir oyun. Açıkçası şunu belirtmek isterim ki oyuna başlarken ciddi ön yargılarım vardı. Sonuçta hikaye olarak oyunun kendine özgü bir hikayesi var gibi duruyordu ancak içimde özenti bir oyun ile karşı karşıyayım gibi bir his vardı. Belki bunda oyunun yapımcıları Kickstarter üzerinden 2014 yılında oyuncuların bağışları ile oyunu geliştirmiş olması etkili olmuştur. Neticede inanın oyuna karşı kendimi mahçup hissettim. Neden mi böyle bir duyguya kapıldım? Nedeni aşağıda…

Dedim ya Kingdom Come: Deliverence ilginç bir hikayeye sahip. Oyunda Henry isimli bir karakteri canlandırıyorsunuz, babası ile demircilik yapan karakterimizin başından geçenleri konu alıyor. Oyunun en başında zor zamanlar geçiren Henry, etrafımızda sayısız cesetlerin olduğu bir köyde bir anda tek başına ve çaresiz buluyor. Yaptığımız görevler neticesinde kendini geliştiren Henry, belli bir süre sonra güçlü bir karakter olarak yoluna devam ediyor. İşte bu aşamadan sonra asıl macera başlıyor…

 

 

Kingdom Come: Deliverence  açılışta bir karakter yaratma ekranı bulunmuyor. Daha sonra her RPG oyununda olduğu gibi karakter detay menüsü bizleri karşılıyor. Hemen şunu belirtmek isterim ki çok detaylı olmasa da azımsanamayacak kadar çok karakter detaylandırma seçeneği olduğunu söyleyebilirim. Karakterimizin hızmasına kadar tercihlerimizi tamamladıktan sonra dünyasına adım atabiliriz.

Kingdom Come: Deliverence  ile ilgili ilk ön yargım oyunun grafikleri ile ilgiliydi. Sonuçta oyunun kıyaslandığı yapım grafik olarak türünün belki de en iyisi iken Kingdom Come: Deliverence  ’in nasıl grafiklere sahip olacağı önemli bir durumdu. İlk bölümlerde mağara ve dar dehlizlerde dolaşmaktan grafik paletini tam olarak göremiyorsunuz ancak ilerleyen bölümlerde gün yüzüne çıktığımızda oldukça canlı ve göz alıcı grafiklerin kullanıldığı hemen dikkatinizi çekiyor. Oyunda kullanılan grafiksel yapı ana karakter ve yan karakterlerin yaşadığı dünyayı yansıtır cinsten diyebilirim. İlk etapta oyunun grafiklerini yadırgasam da oyunun genel dinamikleri ve hikayesi ile tam örtüştüğü kanaatine vardım. Tabi grafiksel olarak bazı ufak hataların olduğunu da belirtmek isterim. Bazen dövüş esnasında kameranın gereksiz yakınlaşması yada çok uzak açıdan görüntülemesi oynanışı olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca oyun boyunca girip çıktığınız bazı yer altı mekanlarının birbirleriyle olan benzerliği de oyunun grafik açısından olumsuz yönleri diyebilirim.

 

 

Oyunun ses ve müziklerine değinecek olursak Kingdom Come: Deliverence   bu konuda sınıfı geçiyor. Özellikle dövüş anlarında yükselen gerilim müziği ve karakterinizin yapmış olduğu komboların efektleri gayet başarılı. Yoğun dövüş anlarında grafik olarak zirveye çıkan oyun bunu başarılı ses ve müziklerle de süslemeyi başarıyor. Ayrıca RPG oyunu olması nedeniyle oyun boyunca karşılaştığınız farklı NPC’ler ile olan diyaloglarda başarılı seslendirmeler yapılmış denilebilir. Tabi senkronizasyon olarak ufak tefek hataların da bulunduğunu belirtmek isterim.

Gelelim Kingdom Come: Deliverence ’in oynanış sistemine. Bu bölümün kritiğini biraz uzun tutmak istiyorum. Bunun nedeni de oyunun oynanış olarak oldukça detaylı seçeneklere sahip olması. Kingdom Come: Deliverence  neredeyse her oyunda görmeye alışık olduğumuz yetenek ağacı ve karakterimizin diğer özelliklerini geliştirme menüleri belki de gereğinden fazla detaylandırılmış diyebilirim. Özellikle oyun boyunca gerek öldürdüğünüz yaratıklardan elde edeceğiniz gerekse de etraftan toplayacağınız itemler ve kıyafetler o kadar fazla ki karakterinizin şekil ve donanımı ile uğraşmak ayrı bir görev haline dönüşüyor.

 

 

Oyundaki ekipmanlar ise yine bir RPG oyunununda görebileceğimiz türden birazcık farklı işliyor. Klasik RPG oyunlarında giydiğiniz zırhlar toplam zırhınıza direk etki edip gelen hasarı düşürürken, Kingdom Come: Deliverence’da vücudunuzun farklı bölgelerini kapatan zırhlar sadece o bölgelere aldığınız hasarı etkileyebiliyor. Mesela omuzunuza takacağınız bir omuzluk sayesinde o bölgeye yapılan saldırıların hasarlarını azaltabiliyor, hatta zırhınız’ın kalitesine göre tamamen engelleyebiliyorsunuz. Kingdom Come: Deliverence’ın güzel yönlerinden biri de bu. Ayrıca zırhlardan konu açılmışken ufak bir detayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Oyunda giydiğiniz zırhlar sadece karakterinizin sağlamlığını arttırmıyor, sosyal statünüzü de yükseltiyor.

 

 

Ayrıca bunlardan bir çoğunun da gereksiz olması ayrı bir dert haline geliyor. Ancak direk kahramanımızın kombolarına etki edecek yeteneklerin neredeyse Castlevania kadar çok çeşitli olması oyunun oynanışına olumlu etki eden bir özellik. Ayrıca yetenek ağacında birçok ana başlığın altında onlarca alt yetenek bulunduğunu belirtebilirim. Tüm bu yetenekler az diyorsanız bir de oyunda elde ettiğiniz geliştirme kartlarını deneyin. Daha fazla derine inersem spoiler verebilirim bu yüzden burada duruyorum.

Kingdom Come: Deliverence neredeyse tüm ön yargılarımı yıktı diyebilirim. Daha ilk dakikadan itibaren başlayan ve oyunun son anına kadar devam eden aksiyon, oyunun büyüsüne kapılmanızı sağlıyor. Ancak hikayenin biraz daha başarılı işlenmiş olmasını ve oynanış süresinin biraz daha uzun olmasını isterdim. Sonuçta ilginç bir hikayeye sahip. Kingdom Come: Deliverence belki mükemmel bir yapım değil ancak bu türün hayranlarının kesinlikle denemesi gereken bir oyun. Son söz olarak ön yargı ve burun bükerek sana yaklaştığım için özür dilerim Kingdom Come: Deliverence…

 


Kinguin.net Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

kinguin_badge_WHITE

 


Yorum Yazın

Connect with Facebook