Star Wars: Battlefront 2 İnceleme

Güç Seninle Olsun…

George Lucas’ın hayal dünyasından 1977 yılında beyaz perdeye uyarlanan ilk yıldız savaşları filminin üzerinden bu kadar uzun zaman geçmiş olmasına rağmen popüler kültürün fenomeni haline gelen ve adından her dönem söz ettiren seri, günümüz oyun dünyasının geldiği noktada kendini her dönem yenilemeyi de başardı. Neredeyse beyaz perdenin en çok seyredilen serisi konumuna gelen yıldız savaşları serisi oyun dünyasında da hatırı sayılır satış rakamına ve hayran kitlesine ulaşmış durumda. Sinemada yeni bir yıldız savaşları filmine hazırlık yaptığımız şu günlerde, birkaç hafta önce dijital oyun dünyasında rafları süsleyen yeni yıldız savaşları oyununun etkisi filmin yaratacağı etkiyi geçmişe benziyor. Hem olumlu anlamda hem aldığı ciddi eleştiriler anlamında.

 

 

Evet, çok büyük beklenti ile gözlerimizi yollarda bırakan Battlefront 2 tüm sansasyonel etkisiyle bizlerle buluştu. Açıkçası Star Wars: Battlefront’u EA’in DICE stüdyosu yapmaya başladığından beri “Battlefield’ın Star Wars’la birleşimi” olmasından korkuyordum. Sonuçta FPS’ler artık büyük farklılıklar sunamıyordu (Titanfall 2 hariç diyelim). İlk oyunu oynadığım bu düşüncemden vazgeçmemiştim. Peki Battlefront 2 düşüncemi değiştirebildi mi? Sorunun cevabını incelemenin sonuna saklıyorum. Öncelikle Star Wars: Battlefront 2, nasıl bir ana hikâyeye sahip. Kahramanımız Iden Versioe ve Inferno Bölüğü’nün bir diğer ismi Del Meeko, yaşadıkları ilgi çekici olmaktan uzak olaydan sonra savaşın yanlış tarafında olduklarını düşünüyorlar. Gelişini dünden gördüğümüz bir sahneyle de taraf değiştiriyorlar. İmparatorluğun beyinlerini yıkadığı, en elit askeri birlik Inferno Bölüğü ve Yeni Cumhuriyet’ten ölesiye nefret ediyorlar. Haliyle büyük mevzular yaşadıktan sonra taraf değiştirmelerini bekliyoruz.

 

 

Battlefront 2’nin hikaye modu kendi içerisinde bir tempoya sahip değil ve hikayemiz Star Wars evreni için oldukça sıradan. Zaten epi topu 5 saat süren bir hikaye var elimizde. Tamam oyunun ana kurgusu çoklu oyuncu üzerine kurulmuş olabilir. Buna hiçbir sözüm yok. Sonuçta bu bir tercih meselesi. Ancak serinin temel olaylarının en azından daa güzel bir sinematikle anlatılabilirdi. Bu noktada az öncede belirttiğim gibi her olayı biliyor olduğumuz hesaba katılmış. Sonuçta bu çerçeveden bakıldığında oyun, yıldız savaşları kahramanları ve mekanları ile donatılmış full aksiyon ve soluksuz çatışma içerikli bir yapım şeklinde duruyor. Genel olarak kafamdaki bazı soruları kağıda döktükten sonra gelelim oyunun sunmak istediği şeyi nasıl sunduğuna. Yani eğrisi ve doğrusuyla oyunu irdelemeye. Öncelikle görsellikten başlamak istiyorum. Normalde görsellikten önce diğer hususlara değinirim ancak oyunun belki de en muhteşem yönü görselliği olmuş. Özellikle haritaların gerçekçi modellemeleri, çevre etkileşimleri ve ışıklandırma efektleri muhteşem olmuş. Bu başarıda oyunda kullanılan teknolojinin ve DICE – EA iş birliğinin tecrübesi kendisini hissettirmiş. Son dönemde görmüş olabileceğimiz en iyi görselliğe sahip oyun olduğunu belirtebilirim.

 

 

Her ne kadar oyunun harita çeşitliliği tahminlerin çok gerisinde olsa da mevcut haritalardaki görsel şölen sizi fazlasıyla etkilemeyi başarıyor. Ancak beni en çok etkileyen karanlık ortamlardan ışıklı bölümlere geçişlerdeki ışıklandırma efektleri oldu. Özellikle ormanlık arazideki görsellik zirve yapmış durumda. Oyun bu noktada o kadar başarılı ki karlı zemin, çöl vadisi gibi tek renk tonunun hakim olduğu ortamlardaki çatışma anlarında gördüğümüz aydınlanma ve ışık efektleri muhteşem olmuş. Battlefront tamamen online oynanış üzerine kurulu bir oyun olsa da özellikle oynanıştaki rahatlık ve kolay uyum sağlama durumu sizleri çok çabuk kendisine çekmesini sağlıyor. Ana menüden seçtiğiniz oyun moduna bodozlama girdikten sonra aksiyon anında kendisini hissettiriyor.  Battlefront II’nin asıl parladığı yer tabii ki çok oyunculu modu. Yukarıda da belirttiğim gibi senaryo modu bile sizi bu ana hazırlamak için geliştirilmiş gibi hissettiriyor.

 

 

Burada kırk kişilik Galactic Assault, yirmi dört kişilik Starfighter Assault, sekiz kişilik Kahramanlar vs Kötüler, on altı kişilik Strike ve sekiz kişilik Blast oyun modlarından birini seçebiliyoruz. Her modun ayrı bir keyfi var. Starfighter Assault’ta uzay gemileriyle savaşmak gerçekten heyecanlı ve ilk oyundaki gibi zayıf değil. Galactic Assault ise kırk oyuncunun bir araya gelmesi ve koordine olamaması sebebiyle oldukça kaotik. Bu moda bir arkadaş grubuyla giriş yaparsanız oyunu domine etmeniz oldukça kolay. Strikve Blast haritaların daha küçük versiyonlarında ve yakın çatışma ağırlıklı geçiyor. Kahramanlar ve Kötüler ise tahmin edebileceğiniz gibi evrenin ikonik karakterlerini alıp 4v4 şekilde iki tarafı kapıştırma üzerine kurulu. Oyunda micro ödemeler biraz can sıkıyor. Haritalar, araçlar, kahramanlar, sınıflar, silahlar hepsi çok güzel ancak bu ödeme sistemi oyunun tüm güzelliklerine gölge düşürmeyi başarıyor. atmış dolar verdikten sonra insan keyifle oyun oynamak istiyor. Son olarak genel bir değerlendirme yapacak olursak Battlefront 2  teknik konularda mükemmele yaklaşması azımsanamayacak bir başarı. Aynı şekilde etkileyici oyun modları da mevcut. Ancak beklentimiz çok fazla olduğundan bizler de dolu dolu bir yapım umut ediyorduk. Yıldız Savaşları serisini ilk defa duymuş olanlara tek tavsiyem var seriye bu oyun ile başlamayın. Daha önce bu seriden haberi olanlara ve serinin müdavimlerine ise kesinlikle oyunu tavsiye ediyorum.

 

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın


Yorum Yazın

Connect with Facebook