L.A. Noire Ps4 inceleme

Son Anına Kadar Gizem ve Gerilim…

L.A. Noire türünün önemli yapımlarında biriydi. Bir neslin kapanışı ancak bu kadar başarılı olabilirdi. Peki neydi L.A. Noire’u bu kadar başarılı kılan? Bu soruya verilecek en doğru yanıt “ne değildi ki” olur herhalde. İçi dolu karakterler, dram yüklü hikaye, oyuncuyu içine alan bir yolculuk, daha önce denenmemiş oynanış dinamikleri, her öğenin oyunun dünyasıyla iç içe olması, çeşitli oynanış etmenleri, fena olmayan yapay zeka, serbestlik sunan oynanış, harika müzikler ve grafikler… Bir oyunu daha iyi kılabilecek başka ne olabilir ki? L.A. Noire bu mekanikleri iyi başarmıştı.

L.A. Noire’un yeni nesil konsollara adım atması ile daha çok oyuncuya ulaşması bakımından oldukça önemli. L.A. Noire’un orjinal oyuna içerik anlamında çok fazla şey kattığını söyleyemeyeceğim. Zaten kendisinin öyle bir amacı da yok. Oyun nesiller arası bir yolculuk yaptığı için en önemli yenilik elbette ki grafikler. 1080p ve4k desteğiyle birlikte daha kaliteli kaplamalar, ışıklandırmalar, gölgelendirmeler ve iki boyuttan üç boyuta geçen kaplamalar bulunuyor. Eski nesil versiyonu bile eski nesle fazla gelen görsellere sahipti. Geliştirmelerle birlikte L.A. Noire tam anlamıyla yeni nesle yakışan bir oyun olmuş. Beklentilerimin üstünde çıkan grafikler sonradan geliştirilmiş olduğunu yer yer hissettirse de genel olarak bakıldığında zaman zaman yeni nesil oyunum diyor.

 

 

Grafiklerden daha çok hoşuma giden bir özellik varsa o da 60 fps’dir. PlayStation 3 ve Xbox 360 döneminde pek az oyunda 60 fps desteğini görmüştük. Hal böyle olunca 30 ile 60 fps arasındaki farkı da zaman zaman unutabiliyoruz. L.A. Noire, fps farkının ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatır nitelikte. Grafikler ve 60 fps’den sonra biraz da oyunun detaylardan bahsedelim. . L.A. Noire 1947’nin Los Angeles’ında geçiyor. Hollywood yavaş yavaş adını duyurmaya başlamış ve Amerika’nın dört bir yanından gelen gençler ünlü olma hevesiyle bu hayaller diyarının yolunu tutar olmuştur. Haliyle şehir, ahlak bakımından çürümeye başlamıştır. Kumarhaneler, barlar ve şehrin arka sokakları giderek büyüyen bu yoz canavarı beslerken, İkinci Dünya Savaşı hevesli polis memuru Cole Phelps olarak Los Angeles’a giriş yapıyoruz.

Oldukça hırslı bir polis memuru olan Cole, trafik memuru olarak işe başlıyor. Şehirde gezerken yakında olduğunuz bir cinayet mahalline destek isteniyor. Bu sayede de dedektiflik kariyerinize uzanan uzun yolda ilk adımı atmış oluyorsunuz. Bildiğimiz GTA formülünün içine epeyce bir şey ekliyor L.A. Noire. Evet, oyun açık uçlu… Yani şehirde istediğiniz zaman, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Herhangi bir sınır yok ancak bir dosyayı açtığınız zaman işler, bildiğimiz GTA oyunlarından biraz değişik ilerliyor. Öncelikle suç mahallindeki ipuçlarını toplamanız gerekiyor. Ama bu ipuçları hemen öyle “gel beni bul” diye bağırmıyor. Yani, etrafı iyice aramanız gerekiyor. Etraftaki eşyaları dikkatlice incelemelisiniz.

 

 

Elinize aldığınız bir eşyanın hemen her yerine bakmalısınız. Doğru ipuçlarını bulmak size farklı ipuçlarına giden yolu açacaktır. Hatta bazen bulduğunuz ipuçları direkt olarak sizi birilerine yönlendirebiliyor. Ve işte ilk sorgulamanızda iplerin koptuğunu hissediyorsunuz. Çünkü şimdiye kadar hiçbir oyunda görmediğiniz derecede gerçekçi yüz animasyonları sizi şok ediyor. Bu tamamen yeni bir teknoloji… Oyun için seçilen aktörlerin mimikleri oyuna aktarılırken tam 32 kamera kullanılmış. Yani kabaca 32 kameranın farklı açılardan kaydettiği mimikler üst üste bindirilerek oyuna aktarılmış. Bu teknolojinin bir oyuna nasıl etki edeceğini kesinlikle kelimelerle anlatamayız, görmeniz lazım. Karakterlerin en ufak göz seğirmesinden, alaycı ifadelerine kadar her şeyi görebiliyorsunuz. Ve bu gerçekçi ifade teknolojisi oyunu daha güzel gösteren bir makyaj değil. Zira siz bir dedektifsiniz ve sorgulamalar sırasında karşınızdaki insanın yalan mı, doğru mu söylediğini gözünden anlamanız gerek.

 

 

Evet, sorgu sırasında karşınızdakinin mimiklerinden sizinle iş birliği yapıp yapmadığını anlayabiliyorsunuz. Bu şimdiye kadar oyunlarda görmediğimiz bir şey. Fakat aynı zamanda bize video oyunlarında neyin eksik olduğunu da gösteren bir şey… Gerçekçi yüz animasyonları, bir oyundaki karakterleri çok daha gerçekçi ve inanılabilir kılıyor. Şimdiye kadar bunun eksik olduğu oyunlarla ekran karşısında çok dalga geçmişizdir ama L.A. Noire oynarken şaşkınlıktan çenemiz yerleri süpürdü. Oyundaki görevleri birbirine bağlayan bir ana hikaye var. Etrafı cinayetle kan gölüne bulayan bir seri katilin peşinden gidiyorsunuz. Fakat seviye atlamanızı sağlayan bir sürü de yan görev bulunuyor. Eğer daha önce bu L.A. Noire oynamadıysanız PlayStation 4’ünüzde deneyimlemeniz gereken bir oyun olmuş. Üstelik oyunu çıktığı gibi oynayanlara nazaran siz daha şanslısınız. Geliştirilmiş grafikler, 60 fps desteği ve yeni birkaç detay ile oyun zevkiniz daha da katlanacak.


Yorum Yazın

Connect with Facebook