Call of Duty: WWII İnceleme

Savaşın Gerçek Yüzü…

Savaş; insanoğlunun dünya nimetlerini paylaşamamasının, açgözlülüğüne gem vuramamasının dışa vurumu olsa gerek. İsmi bile bu kadar soğuk geliyorken insanlığın bu durumla her an karşı karşıya kalmasını anlamak mümkün değil. Amacım içiniz karartmak ya da savaşlar üzerine bir deneme yazmak değil. Ancak dünyanın en istenmeyen durumunun her alanda nasıl yansıma bulduğunu anlatmak. Beyazperde, edebiyat ve diğer sanatlar derken oyun dünyası da var olduğundan beri savaşları ilgi alanlarının en üst sırasına yerleştirmiştir. Bundan yıllar önce farklı oyunlar bu olguyu anlatmaya çalışmışken günümüzde iki büyük yapımcı bu olguyu büyük bir rekabet içinde anlatıyorlar. Adeta onlar bile savaşı anlatırken bile kendi aralarında savaşıyorlar. Bir yanda Electronic Arts’ın Battlefield anlatımı, diğer yanda Activision’un Call Of Duty sunumu. Bu incelememizde Activision cephesinin son bombası olan Call of Duty: WWII tanıtacağız. Öncelikle incelemenin detaylarına geçmeden evvel şöyle bir açıklama yapma gereği hissediyorum. Call Of Duty serisi oyun dünyası içinde apayrı bir yere sahiptir. Eminim ki oyun aleminin kapılarını ufacık bile aralayan birisi Call of Duty serisinin bir oyunu ile karşılaşmıştır. Ancak hayatında hiç Call of Duty oynamamış ve seriye Call of Duty: WWII ile başlayacak olan çok sınırlı sayıdaki oyun severlere diyeceğim ilk söz “Elinizdeki oyun muhteşem bir başyapıtın sadece bir parçasıdır.” Neden böyle bir şey söyleme gereği hissettim. Çünkü bazen biz oyun siteleri bu oyunları sadece seriyi en başından beri takip eden oyun severlerin oynadığını düşünerek incelemelerimizi kaleme alıyoruz. Biz de incelemenin genelinde öyle yapacağız ve bir önceki oyunlara göre ne gelişmiş, ne gerilemiş buna bakacağız. Ancak seriyi hiç oynamamış ve ilk kez tanışan oyun severleri de unutmamak lazım…

 

 

Uzun bir girizgah oldu ama bu izahatı yapma mecburiyeti hissettim. Neyse gelelim oyunumuzun derinliklerine girmeye. Aslında bu kadar fonksiyonel bir oyunu incelerken senaryo modu ve multiplayer modu diye ayırmak gerekir diye düşünüyorum. Bu nedenle önce incelmenin görece kısa bir kısmını senaryo moduna ayıracağım. Geriye kalan büyük kısmını ise Call Of Duty serisinin en can alıcı yönü olan Multi moduna ayıracağım. Call of Duty serilerine baktığımızda genel olarak 2. Dünya savaşı ve Soğuk Savaş dönemini konu almaktadır seri zaten 2. dünya savaşı ile oyun dünyasına giriş yapmış ve başarılıda olmuştur. 2. Dünya savaşı dünya tarihinin gördüğü en büyük savaştır ve bu savaşta 65 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybendenlerin %33 asker %67’de sivil insanlardır. Dünya savaşları yeni teknolojilerinde açığa çıkmasına neden olmuştur ilk olarak 1. Dünya savaşında gördüğümüz teknolojik sıçramalar 2. Dünya savaşında da olmuştur.  Senaryo olarak Call of Duty: WWII aslında çok özgün veya tahmin edilemeyen bir yenilik getirmiyor. Ancak olması gerekeni de çok iyi bir şekilde kurgulayarak hayranlarına farklı deneyimler sunuyor. Oyun boyunca o kadar farklı mekan ve bölgelere gidiyorsunuz ki 2. Dünya Savaşının bir Fps oyunu olarak nasıl yaşanacağını sonuna kadar hissediyorsunuz. Oyun boyunca tek bir karakter ve mekan olgusu içine sıkışmadan farklı deneyimleri hissederek ilerliyorsunuz. Aldığınız görevlerin çeşitliliği akıcılığı olumlu etkiliyor.

 

 

Oyunun senaryo modu 11 bölümden oluşmakta orta seviye zorlukla 6 saatte bitiyor. Amerikan askeri olarak görev aldığımız Call of Duty: WWII senaryo modu 6 Haziran 1944 senesi ile 7 Mart 1945 arası dönemi konu alıyor yani savaşın son zamanlarını konu alıyor diyebiliriz. Senaryo modunun negatif yönlerinden biri kısa bir oynanış süresine sahip olması. Daha önce de belirttiğim gibi çok fazla mekan kurgusu içinde hızla ilerlemek senaryonun kısalığı ile birleşince bir curcunanın içindeymişsiniz hissi oluşuyor. Bu dinamik oyunun multisinde başarılı olabiliyor ama senaryonun derinliği içinde bir soluklanayım neler oluyor neler bitiyor diye düşünmeye zaman kalmıyor. Tabi şunu da unutmamak lazım fps türünün en başarılı örneklerinden biri olan Call of Duty serisinin geldiği noktada bu curcunanın dinginleşmesini beklemek biraz güç. Sonuçta ilk dakikasından son sahnesine kadar bol aksiyon dolu bir mücadelenin içindesiniz. Ama bu aksiyon biraz daha uzun oynanış ile birleşseydi kesinlikle çok daha fazla haz verirdi. Oyunun oynanışta yaşanan en büyük farkı otomatik dolmayan can diyebilirim serinin eski oyunlarında yada birçok oyunda can otomatik dolmakta ama Call of Duty: WWII’de bu özellik yok bir nevi eskiye dönüşte diyebiliriz. Canınızı doldurmak için sağlık pakedi bulabiliyorsunuz ve bunlardan birkaç tane taşıyabiliyoruz. Oyundaki vuruş hissi gayet iyi seviyede, NPC’ler vurulurken oluşan animasyonlar başarılı buda oyuna gerçekçilik katıyor. NPC’lerin yapay zekasıda iyi seviyede diyebilirim size el bombası atıp kaçmalarına bile denk geldim. Elbet sadece silah kullanmıyoruz cip ve tank kullandığımız sahnelerde mevcut oyunda bu bölümler çok fazla uzun olmasada tadında bırakılmış.

 

 

Call of Duty: WWII’de Zombi modu bulunuyor serinin sevenleri için önemli bir mod olan Zombi modu oyunda “Zombies” menüsü adlı bölümde bulunuyor. Zombi bölümü fazlasıyla “kan” efektinin bulunduğu bölüm ve eski oyunlara göre biraz daha gelişmiş bir şekilde oyunda yer bulmuş. Oyunda ki senaryo modunun kalitesi bu modda da kendini göstermekte. Zombi modunda 4 sınıf bulunuyor bunlardan birini seçerek oyunu oynayabiliyoruz. Elbette her sınıfın kendine özel özelliği bulunuyor destek sınıfı zombileri üzerinize çekerken saldırı sınıfı sınırsız mermi özelliği bulunuyor. Harita tasarımları gayet başarılı olmuş bu modda mekanların karanlık olması ve çok korkutucu zombi modelleri ve zombilerin beklenmedik anda üzerinize zıplaması oyunun gece oynarken yerinizden zıplamanıza neden olabiliyor. Öncelikle bir önceki oyuna göre oyunun multiplayer bölümünde gözle görülür iyileştirmeler yapılmış. Puanlama sistemi daha adil bir hale gelmiş böylece düşük level ile yüksek level olan oyuncular arasındaki güç dengesi sağlanmaya çalışılmış. Oyunda sadece öldürmekten değil stratejik hamlelerden de puan alıyoruz. Elde ettiğimiz bu ödüller sayesinde farklı yetenek ve ekipmanlar ediniyoruz. Oyunun çoklu oyuncu modu şuan için kötü durumda nedeni ise sunucular talebi karşılayamıyor olması, oyunun yapımcı ekibi Sledgehammer Games bu sorun için çalışıyor olsada sorun bugün halen daha devam etmekte. Multiplayer modunda Headquarters isimli sosyal bölümümüz bulunuyor bu bölümde Maillerimize, kontrat yapabiliyoruz, kendi özel logomuzu yada hazır logo seçebiliyoruz, kutu açarak yeteneğimizi arttırabiliyoruz eğitim videolarını izleyebiliyor, skor tablosuna bakabiliyoruz, scorestreaks bölümüde bu oyunda mevcut. Bunların haricinde Major Howard aracılığıyla oyunculara günlük ve haftalık görevler sunulmakta, bunlar sizinde tahmin edebiceğiniz üzere XP yani “Supply Drop” kazandırıyor. Multiplayer modunda Team Deathmatch, Domination, Hardpoint, Mosoh Pit gibi serinin eski oyunların alıştığımız 8-9 mod bulunuyor.

 

 

Takım maçlarında 6v6 şeklinde savaşıyoruz 75 puana ulaşan oyunu kazanmış oluyor. Çoklu oyuncu modu için anlatılacak çok fazla şey yok klasik Call of Duty yapısı diyebilirim. Call of Duty: WWII’nin çoklu oyuncu modunda ki en büyük yeniliği War Mode. Oyunun en güzel özelliğinden biri bir nevi Battlefiled 1 Operasyonlar bölümü benzeri diyebiliriz, bir takım saldırı takımı olurken diğer takım savunma takımı oluyor. Harita tasarımlarının güzelliği bir yana bu mod gerçekten eğlenceli olmuş. Her iki taraf kendilerine görevi yerine getirmeye çalışıyor ve başaran oyunu kazanıyor. Multiplayer modunda 12 farklı harita bulunmakta War Moduna ait 3 harita daha oyunda yer almış, War Modu haritaları eklendiğinde toplam harita sayısı 15’e çıkıyor. Gelecekte çıkacak DLC’lerle oyunu yeni haritalar ve silahlar eklencektir bundan şüphem yok. Call of Duty WWII’de kullanabileceğimiz 9 sınıfa ayrılan toplamda 32 farklı silah bulunuyor, hepsi o döneme ait efsane silahlar ve her biri birbirinden güzel. Son olarak oynanış değerlendirmesi yapacak olursak serinin son oyunu Call Of Duty serisinin oynanış ile ilgili olumlu tüm yönlerini almış. Zaten başarılı olan oynanabilirlik, yeni eklenen modlar, silahlar ve yetenekler ile daha da iyi bir noktaya ulaşmış. Açıkçası oynanış açısından bir fps oyunundan beklenilen her şeyi sunan Call of Duty: WWII için denilebilecek fazla da bir şey yok. Genel değerlendirme olarak artısı ile eksisi ile yine uzuuun dönem adından sıkça söz ettirecek bir Call Of Duty oyunu ile karşı karşıyayız. Daha şimdiden satış rekorları kıran oyun için söylenecek en iyi söz bir reklam filminde de denildiği gibi “Activision daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”…


Yorum Yazın

Connect with Facebook