Indivisible İnceleme

505 Games’in geliştirdiği Indivisible geçtiğimiz haftalarda yayınlandı. Aksiyon/RYO oyun tarzıyla ryo tarzının klasik ünlü serileri andırsada kendine özgü olmayı başarıyor. Çizimleri ile dikkat çeken ve oynanış olarak eski rol yapma oyunlarından ilham alan Indivisible oynanmayı hak eden çok tatlı bir oyun. Öncelikle her incelememizde olduğu gibi hikayemizden başlayayım. Evet bu minik dünyamızda keyifli bir hikaye üzerinden ilerliyoruz.  Köyünü korumaya adayan Ajna, bir gün kendisinindeki gizli gücü fark eder ve kafasındaki bazı cevap aramaya başlar. Babası tarafından küçük yaşta eğitilen Ajna, Farklı diyarlara doğru yola çıkar ulaştığı her noktada ona katılacak güvenilir dostlar edinir.

Sonrasında oyunun hikayesi tahmin ettiğimiz gibi ilerliyor. Oynanış dinamikleri ise hiç olmadığı kadar hareketli ve renkli bir şekilde ilerliyor. Platform oyunlarını fazlasıyla andıran haritası ve kontrollere sahip. İlk olarak bana Castlevania’yı andıran oynanış ve harita görünümü ile gözüme çarpsa da, karşılaştığınız ilk canavar ile kendinizi sıra tabanlı bir aksiyon/ryo’da buluyorsunuz. Oyunum renkli dünyasında ilerlerken bize görsel olarak keyifli bir ortam oluştursa da oynanış bakımından hızlı kurguya tam uyum sağlayamıyor. Yani oyunun teknik yöne biraz bocalıyor. Oyunun genel yapısı çok hızlı bir oynanışa sahip olduğu için ilerlerken kameranın size çok iyi uyum sağlaması gerekiyor ama bu yer yer sorunlu bir hale dönüşüyor. Dövüş sıralarında yaptığınız kombolar ve başarılı savunmalar ile Iddhi adlı gizli gücü biriktirebilir ve istediğiniz karakterle bu gücü kullanabilirsiniz. Bu şekilde Razmi grubumuzu iyileştirirken diğer karakterler de tek hedefe veya birden fazla hedefe hasar uygulayabilirler. Bu durumda da neredeyim, nereye gidiyorum gibi paradoksun içinde kalıyorsunuz. Bunun yanı sıra oyun her ne kadar çocuk oyunu olsa da grafiksel olarak biraz daha kaliteli olabilirmiş demek durumunda bırakıyor.

Yeteneklerin sinerji özelliklerini kullanarak karşınızdaki düşmana en yüksek hasarı vermeyi ve kombo puanınızı yüksek tutmaya çalışıyorsunuz. Yok ettiğimiz her canavar ile karakterlerimiz güçlenirken, sıklıkla saldırmayı öğrenecek ve ardı ardına iki yada üç kez kez saldırarak daha kolay Iddhi kazanabilecekler. Saldırmanın yanı sıra doğru anda savunmanın etkili olduğu Indivisible, hem eğlenceli hem de bir o zor olmakla birlikte sizi sınayan bir oyun mekaniği oluşturabilmiş.Indivisible size zorluğunu hiç hissettirmese de size öğrettiği mekaniklerin hepsini canavarda denemenizi istiyor. Gayet zor olan bu karşılaşmada hem doğru anda savunmanız, hem de doğru zamanda kombo yaparak Iddhi toplamanız gerekiyor. Hızlı düşünmeniz ve tepki vermeniz gereken bir sistem. Eğer tur tur kapıştığınız dövüş sistemleri sizi sıkıyorsa, bu bahsettiğimiz dövüş sistemi fazlasıyla sevindirecek demektir.Aksi takdirde sizi çok mutlu etmeyecektir.

Genel olarak bakıldığında Indivisible hitap ettiği kitle tarafından keyifle oynanacak bir oyun olmuş. Belli yaştaki oyun severlerin kaçırmaması gereken bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Tüm bunların yanı sıra oyunun renkli dünyasına dalmamak elde değil. Oyunda keşfettiğiniz tapınak ve mağaralarda birbirinden farklı bulmacalar ile yolunuza devam edecek ve bir platform oyunu oynuyormuş hissine kapılacaksınız. Duvardan duvara atlayacak, keşfettiğiniz silahları yolunuzdaki engelleri kaldırmak için temizleyecek ve sonunda amacınıza ulaşacaksınız. Indivisible’ın hikayesi 20 küsür saat sürüyor. Bu süre içerisinde birçok karakteri öğreniyor ve oyunda uzmanlaşmaya çalışıyorsunuz. Indivisible kesinlikle bir kere oynamakla yetinilecek bir oyun değil. Ancak samimiyetimle söylemek gerekirse yukarıda bahsettiğim özelliklerinin yanı sıra bazı ufak yenilikleri bünyesinde barındıran oyun şans verilmeyi sonuna kadar hak ediyor.


Comments are closed.