Rage 2 İnceleme

Kıyamet sonrası bir evren, insanlık çığrından çıkmış, her yer yangın yeri ve bu kargaşanın içerisinde bir oyun ölümün kıyısından döndüğümüz bu açılış bölümünün ardından varoluş hikayemiz başlıyor. Yeryüzünün yaşanan global felaketin ardından kendini toparlamaya başlamasını hikayesine çerçeve yapan Rage 2, ilk oyundan otuz sene sonrasında geçiyor.Rage 2 yapımından neler beklediğiniz ve nelerin olmasını tahmin ettiğiniz düşünüldüğünde oyun sizlere beklentilerinizi ve tahminlerinizi fazlasıyla karşılıyor. Aslına bakıldığında bir varoluş ve huzura erme yolculuğu şeklinde tanımlanabilen ana hikaye kaos, yer yer vahşet ve bolca aksiyon ile harmanlanan bir kurgu ile bizlere aktarılıyor. Büyük çılgınlık da tam olarak bu aslında.İlk oyundaki gibi felaket öncesi dünyadan kalma bir karakter yerine direk Wasteland’de doğup büyümüş bir karakteri yönetiyoruz bu sefer. İsmi Walker. Kendisi ilk oyunda başımıza bela olan Authority isimli örgüt tarafından yok edilen Rangers of the Vineland isimli bir fraksiyonun son üyesi.

Rage 2’nin ilk oyuna kıyasla en büyük farkı, bu kez “tamamen açık dünya” olarak tasarlanıyor olması. Dolayısıyla Just Cause gibi başarılı bir açık dünya aksiyon serisine imza atan Avalanche Studios’tan yardım alınıyor olması gayet normal. Şu an eldeki bilgilere göre oyunun ciddi bir kısmı Avalanche Studios’a emanet, ama öte yandan yönetim ve öneriler tarafında id Software bulunuyor. İlk oyunda büyük katkısı bulunan id Software Stüdyo Direktörü Tim Willits, Rage 2’de de Yaratıcı Yönetici pozisyonunda.Oyunun dinamiklerine yavaştan geçecek olursak, bizlere sunulan bu çılgın dünyanın bir sonucu olarak ana karakterimiz de psikolojik travmanın etkisi altında. Bir yandan çalınan aracının ve geçmişinin peşinden giderken bir yandan da bu vahşi ortamın her şartına ayak uydurmaya çalışıyor. Oyunun büyük bir çoğunluğunda araç üzerinde çarpışma ile geçen zamanın yanı sıra kızgın kumlarda yürüyüş yaparken de hem hayatta kalmaya hem de ansızın çıkagelen istenmeyen dostların hakkından gelmeye çabalıyor.  Bu anlattıklarımdan da anlayacağınız üzere uçsuz bucaksız bir çöl ve sınırsız bir aksiyon oyunun bize sunduğu en büyük ödül.

Oyunun genel yapısı aksiyon üzerine kurulu olsa da aslına bakarsanız büyük bir bölümü  aksiyon öğeleri harmanlanmış. Rage 2’de aracınız her şeyiniz demek. Bu noktada size çok iş düşüyor. Oyun boyunca verilen görevler ve çevre araştırmaları sonucunda elde ettiğiniz parçalar ve deneyim puanlarını en sonunda ölümcül bir çöl aracı yapmaya çalışıyor. Oyunun en başlarında oldukça güçsüz ve çelimsiz bir araçlar kızgın kumlarda aksiyona atılmanın çaresizliğini yaşasanız da geliştirmeleri tamamladıkça ölümcül bir araca kavuşuyorsunuz. Bunun ödülünü de hunharca parçalayacağınız çılgın misafirlerinizden alıyorsunuz.Yani Rage 2 dünyasında aksiyon her şeyiniz demek. Bu nedenle özellikle araç çarpışma anlarında aracınızın yanmaya başlaması ile birlikte değişik bir kurgu sizleri karşılıyor. Yanan aracınız tamamen infilak etmiyor. Oyun boyunca aracınızın arka kısmında size eşlik eden Chumbucket bir anda imdada yetişiyor ve siz aracı terk eder etmez yangını söndürmeye koyuluyor. Daha sonra ilk günkü gibi sapasağlam olarak yollara koyuluyorsunuz.

Kısaca geliştirmelerden bahsedecek olursak tabi tahmin edeceğiniz üzere en çok geliştirme sizin ile ilgili olanlar. Bu geliştirmelerden bir kısmı araca yapacağınız silah, zırh, tuzak ve bomba eklentileri gibi geliştirmeler olmakla birlikte bir kısmı da aracınızın görselliği ile ilgili geliştirmeler olarak tasarlanmış. Görsel olarak Carmegeddon’dan fırlamış hurda toplaması görünümündeki bu araçların görüntüsünden çok işlevselliğine odaklanılması gayet mantıklı. Zira Rage 2 evreninde caka satacağınız hiç kimse yok. Oyunun görselliği ile ilgili birkaç kelam etmek gerekirse, açıkçası çoğu yorumcunun aksine görsel öğeler beni fazlasıyla tatmin etti diyebilirim. Oyunda bazı ufak tefek görsel hatalar olduğunu kabul ediyorum ancak oyunun bütününe bakıldığında çok yerinde kullanılan ışık efektleri, dövüş sekanslarındaki flu efektleri ve çarpışma anlarındaki alev efektleri gayet başarılı ve dozunda kullanılmış. Ne aşırıya kaçılmış ne de olması gerekenden az kullanılmış. Karakter modellemeleri ve çevre kaplamalarında ufak tefek noksanlıklar göze çarpıyor ancak bu oyunun ana teması olan aksiyon kısmında kendini çok belli etmiyor. Yalnız oyunun seslendirmeleri ve müzikleri bence genel kalitenin biraz altında kalmış. Böyle bir oyuna zirve yapan dönem müzikleri ile süslendirmeler yapılabilirdi.

Karakter geliştirme seçenekleri arasında bir de özel yetenek hareketlerinin kilidini açtığımız ya da yükselttiğimiz Nanotites bölümü bulunuyor. Oyunun açık dünyasında Ark bölümlerinde elde edilen çift zıplama, güç darbesi vurma, hızlı kaçınma gibi karakter yetenekleri bu kısımlarda yer alıyor. Öte yandan envanterlerimiz bulunuyor ama öyle birleştirip yeni bir eşya üretmek için kullanılan malzemeler yok bu oyunda. Son yıllarda çıkan benzer türdeki oyunlara göre oldukça başarılı silah mekaniklerini bu oyunda gördüm. Düşmanların yapay zekası taktiksel olmasa dahi ,animasyonlar sayesinde oyunun zorluğunu arttıran unsurlardan oluyor. Hal böyle olunca, karakteri güçlendirmek zaruri hale geliyor. Sıkıcı olmayan, eğlenceli ve böylesine tatminkar vuruş mekaniklerine sahip olan bir oyuna kötü oyun diyemiyorum.Tüm bunlarla birlikte, ara başlıkta belirttiğim gibi RAGE 2, devrimsel yenilikler getiren bir yapım değil. Daha çok yaşı biraz ilerleyen, eski türdeki FPS oyunlarını sevenlere hitap eden bir yapım. Haritadaki görevlerin çeşitli olmasına rağmen sürekli öldür geç mantığına sahip olduğunu da hatırlatmak isterim. Doğru kitleye ulaşması halinde, bu oyunu satın alanlar uzun süre vakit geçirebileceklerdir.


Yorum Yazın

Connect with Facebook