Transference İnceleme

Gerilimin Doruklarında…

Transference duyurulduğu andan beri merakla bekliyordum. Benim gibi korku oyunları hayranları için yeni bir deneyim olacağını belli ediyordu. Klasik tek başına kalınmış uzun koridorlar ve ürpertici fotoğraf kareleri ile dikkatimi çeken bir yapım olmayı başarmıştı. Oyun için ilk dikkat çeken detay; oyunun Yüzüklerin Efendisi serisinden tanıdığımız Elijah Wood‘un da kurucuları arasında bulunduğu prodüksiyon şirketi SpectreVision ve Ubisoft iş birliğinde yapılmış olması. Bir prodüksiyon şirketinin de oyunun yapımında işin içerisinde bulunması oyuna muazzam bir hikaye anlatımı sağlamış. Öyle ki oynarken aynı zamanda bir filmi de yönlendiriyor hissini yaşıyorsunuz. Peki Transference ’in bu korku ile imtihanı zaferle mi yoksa hüsranla mı sonuçlandı.
 

 
Başladığımız anda kendimizi boş bir ev odasında Anne, baba ve bir çocuktan oluşan ailenin evindeki gizem dolu bir hikayeyi aydınlatırken bir hayli kafamız da karışıyor. Bir simülasyon içerisinde evdeki gizemli nesneleri ve bulmacaları çözerek kapalı alanları açıyor ve adım adım ailenin bireylerinin başına neler geldiğini açığa çıkartmaya ve anlamaya çalışıyoruz. Her adımda merakımız kat be kat artıyor. VR teknolojisi ile kendinizi bir evin odasın içinde bulmak gerçekten etkileyici diyebilirim, kafanızı nereye çevirirseniz odanın o bölümünü görmek farklı bir tecrübe olduğunu baştan söylemeliyim.
 

 

Oyunun hikaye ve kurgusundan bahsetmek gerekirse oyunda odadaki ip uçlarını takip ederek bulunduğumuz evdeki gizemleri bulmaya çalışıyoruz. Hikaye boyunca hoş ve zorluk seviyesi yüksek olmayan bulmacalara yer verilmiş. Bunları kimi zaman mantık yürüterek, kimi zaman da etrafınızdaki objeleri dikkatlice gözlemleyerek çözebiliyorsunuz. Biz odalardan çıkmak için bulmacaları çözmeye çalıştıkça, bir yandan da bize tekinsiz bir yerde olduğumuzu alt metinde hatırlatılıyor. Her an her şeyin olabileceğini vr deneyimi ile yaşamak oldukça güzel hissettiriliyor. Korku oyunları ise haşır neşir olduğunuzu düşünüyorsanız Transference ’in farklı oyunlardan biraz kopya çektiğini anlayabilirsiniz. Kopya çekmesi bir yandan iyi olması yanı sıra bazı senaryolar da kötü yönleri ortaya çıkmış.
 

 

Gelelim oyunun teknik yönlerine. Genel olarak mekanlar detaylı değil, ama yine de göze hoş geliyor. Karakter tasarımlarını beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bazı şeylerin önceden kurgulanması hiç iyi olmamış açıkçası. Seslerin de etkili olduğunu belirtmeliyim, zaten müzikler de kendilerini var edecek kadar etkili , zaman zaman müziklerin içinizde hissediyorsunuz. Eşyalar ile etkileşime geçtiğimiz zaman arka plandan gelen ses eğer boşluğunuza denk gelirse sizi korkutabiliyor. VR destekli bir oyun için grafiklerin oldukça başarılı olduğunu söylemek istiyorum, şahsen bu desteği bulunan bir oyundan daha düşük bir grafik kalitesi beklerdim. Her ne kadar grafikler çok iyi olsada oyunun tarzı gereği bunu normal karşılamak gerekiyor zaten bu durumu oyunu oynadıkça fark etmiyorsunuz bile. Transference Yaklaşık 2-3 saatlik bir oynama süresi olan oyun, tüm gizemi çözene kadar tekrar tekrar baştan başlamak isteyeceğiniz şekilde tasarlanmış. Bu oynama süresi sonunda baş dönmesi ve mide bulantısı yaşamadım. Son olarak şu aralar bir VR oyunu arıyorsunuz Transference VR’a şans verebilirsiniz. Son olarak oyunu VR gözlüğü olmadanda oynayabiliyorsunuz.

kinguin_badge_WHITE

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın

 


Yorum Yazın

Connect with Facebook