Vampyr İnceleme

Vampyr ile Görüşme…

Focus Home Interactive, multiplayer odaklı oyun yapmayan, hala single player’a destek veren bir şirket, bu yüzden oyunu duyurulduğu günden beri bekliyordum. Heyecanlandığım bir başka nokta ise, Vampyr bir aksiyon macera oyunu olmasına rağmen oyunu Life Is Strange’i yapan ekip yapacaktı. Life Is Strange’in iyi oyun olup olmaması tartışılır fakat hikaye odaklı bir oyunda çalışmış insanların bu projede olması sevindirici bir haberdi. Vampyr gotik Londra teması atmosferi gerek müziklerle gerek mimari yapılarıyla güzel bir şekilde işlemiş. Hikayemizin geçtiği mekân Londra, zaman ise iki0. Yüzyılın başı, 1918. Tüm şehir İspanyol Gribi olarak adlandırılan hastalığın etkisi ile adeta yok olma noktasına gelmiş, tüm günlük hayat ve ihtiyaçlar zorlanarak karşılanıyor hatta Londra’nın bazı bölgeleri karantina altına alınmış durumda. Oyunun en başında belirtildiği gibi aslında bize aktarılan hikâye yaşadığımız dünya tarihinde birebir yaşanmış olayları ele alıyor, ancak biraz daha heyecan ve aksiyon katması amacı ile gerçek dışı öğeler ile süslenmiş. Dolayısı ise az önce bahsettiğim İspanyol gribi gerçekleştiği zaman diliminde milyonların üzerinde ölüme sebebiyet vererek dünya nüfusunun %5’lik bir bölümünü kaybetmemize neden olan, geçtiğimiz yüzyılın en büyük felaketlerinden biridir.

 

 

Hayatın neredeyse felç olma noktasına geldiği Londra’da özellikle kan nakli konusunda bilinirliğe ulaşmış uzman Dr. Jonathan Reid olarak oyuna dahil oluyoruz. İdealist bir doktor olan Reid hikâyenin geçtiği zamanlardaki geleneksel yöntemler dışında geliştirdiği yeni metotlar ile yüzlerce hastayı kurtarmış olmasına rağmen, bu metotları geliştirme konusunda uyguladığı yöntemler ile de pek çok meslektaşından tepki çeken bir karakter olarak göze batıyor. Bununla da kalmayıp oyuna gayet güzel RPG ögeleri yerleştirmişler gerek skill ağacı, gerek silah çeşitliliği, gerek vampir özel güçleri ile oyun sıkılmamızın önüne geçiyor. Oyunda çift elli silahlar, tek elli silahlar, tüfekler ve minik silahları mevcut. Minik silahları biraz açıklayayım tek elli silah kuşandığımızda iki  elimize tüfek ya da minik silahı almamız gerekiyor. Minik silahlara çeşitli minik gereçlerde diyebiliriz. Örneğin stun atan silah düşmanımızın direnç barını düşürdükten sonu onu ısırıp kan emmemize yarıyor; öte yandan diğer bir minik silah ile, saldırdığımız karakterden can çalmamıza yarıyor. Çift elli silah kuşandığımızda ise iki  elimize bir şey alamıyoruz. Hangi silahı kullanacağınız oyun tarzınıza kalmış bir durum kimi silahlar fazla damage verip yavaş vurmaya dayalıyken kimi silahlar hızlı saldırılar yapıp az damage vermeye yarıyor. Bu silahları sığınağımızda bulunan craft table’ından geliştirebiliyoruz.

 

 

Gelelim özel güçlerimize. Özel güçleri geliştirmemiz için sığınağımıza gidip uyumamız gerekiyor. Uyuduğumuzda karşımıza skill ekranımız çıkıyor. Buradan dilerseniz can barınızı, dilerseniz kan barınızı, dilerseniz enerji barınızı artırabiliyorsunuz bunun yanında ise özel güçler var. Özel güçleri yapmamız için kan gerekiyor bir önceki paragrafta belirttiğim gibi kan için ise savaş esnasında insanları ısırmamız gerekiyor. defansif taktiksel ve atak olarak üç çeşit skillin yanında bir de ultimiz bulunuyor. iki taktiksel iki defansif üç atak skili ve üç adet ultimiz mevcut. Fakat yanımıza dilediğimiz üç skill ve bir ulti alabiliyoruz. Bunlardan hangilerini geliştireceğiniz ve hangilerini yanınıza alacağınız size kalmış. Oyun içerisinde bulunan RPG öğeleri karakterimizi oynamak istediğimiz dövüş sitiline uygun olarak geliştirmemize imkân veriyor ve kendi alt dallarına ayrılarak o yeteneklerde uzmanlaşmamıza olanak sağlıyor. Çok fazla karışık olmayan ancak yeteri kadar doyurucu ayrımlara sahip olan yetenek ağacı, oyun şeklinize etkisi ile artı puan almayı başarıyor. Oyun içerisinde Crafting sistemi genel olarak ikiye ayrılıyor. Öncelikle tıbbi malzemeler üreterek şehirdeki hasta kişilere şifa olabiliyor veya savaşta kullanacağınız serumlar ile avantaj sağlamaya çalışıyorsunuz.

 

 

Tıbbi malzemeler dışında kullandığınız silahlarınızı geliştirerek güçlendirebilir ve yeni özellikler kazanmasını sağlayabiliyorsunuz. Dövüş Sistemini doğrudan etkileyen önemli etkenlerden biri de kullanmayı seçtiğiniz silahlar olacaktır. Daha ağır hasar veren, yüksek stamina harcayan iki elli silahlar da kullanabilir, hızlı ve çevik saldırılar için bıçak ve kılıçları da tercih edebilirsiniz. Silahlar noktasında da oyun değiştirici nitelikteki seçimlerin bize bırakılmış olması benim için bir artı puan daha yazıyor. Oyunda en çok hoşuma giden noktalardan birisi ise iki düşmanı birbirine düşürmek. Oyunda üç çeşit düşman mevcut. Yaratıkların ölmesini isteyen kült, vampirler, kurt adamlar. Dilerseniz peşinize bir vampir takıp kültün üzerine giderseniz ikisinin savaşmasını izleyip geriye kalan kişiyi kolaylıkla öldürebilirsiniz. Oyundaki bir başka güzel nokta ise Boss Fightlar. Oyunda sürüsüyle Boss Fight mevcut. Ve bu Boss’lar çeşitlilik açısından biraz kıt. Boss diye karşımıza çıkan bir tür 10 dakika sonra normal bir düşman olarak tekrar karşımıza çıkıyor.

 

 

Oyunun tek sıkıntı oyunun mekanikleri. İtiraf etmem gerek oyun Kickstarter’dan küçük bir grup tarafından yapılmış bir oyun gibi duruyor. Koşma ve yürüme mekanikleri sırıtıyor. Oyun bizden etrafımızı keşfetmemizi ve etrafla etkileşime geçmemizi bekliyor. Etrafta çeşitli yerlere konulmuş silahlar, paralar ve notlar mevcut bunlar zaman zaman karakterimizin işine yararken zaman zaman da Londra’da olan olayları anlamamıza yarıyor. İçinde bulunduğumuz durumu anlamanın bir diğer yolu ise insanlarla konuşmak. Çevredeki insanlarla sadece görev için konuşup ekstralara girmeyebilirsiniz. Öte yandan konuşmaları uzatırsanız içinizde bulunduğunuz durumu daha iyi anlayabilirsiniz. Kimi zaman ise insanlarla konuşmak konuştuğumuz insanlar arasındaki ilişkileri anlamımızı sağlıyor. Oyunda gördüğümüz her insan ile konuşabiliyor ve sohbet edebiliyoruz. İnsanlarla konuştukça başka insanlar hakkında bilgi alıyoruz. Bu bilgileri edindikçe bilgi edindiğimiz insan ile özel konular konuşmaya başlıyoruz. Oyun oldukça güzel. Hikayeli oyunlardan hoşlanıyor, multiplayer oyuncusu değilseniz oyunu oynamanızı, bir göz atmanızı tavsiye ederim.


Yorum Yazın

Connect with Facebook