State of Decay 2 İnceleme

Zombi Avı Başladı…

Açık dünya hayatta kalma zombi oyunları son dönemde tekrar popüler olmaya başladı. Undead Labs tarafından geliştirilen State of Decay 2. Geçtiğimiz günlerde Xbox One ve PC platformu için piyasaya sürüldü. İlk oyun ile beğeni alan oyun 2. oyunda da aynı performansı gösteriyor mu? State of Decay 2 teknik anlamda en önemli değişiklik görsel anlamda yaşanıyor. Oyunun görsel kalitesi ciddi anlamda iyileştirilmelere gidilmiş ama en sonda söyleyeceğimi başta söylemek isterim ilk oyunda olduğu gibi çok fazla bug var. State of Decay 2 de, herkesin beklentisi ilk oyunun daha da üstüne koyması ve eksik yönleri tamamlamasıydı.

State of Decay 2, bizlere zombili bir açık dünya atmosferi sunuyor. Üstelik bu havayı ince detaylarla süslemeyi de ihmal etmiyor. Zombi hayatta kalma türüne daha bir gerçekçilik katmayı amaçlıyor. Oyunun özel bir topluluğu var ve iki farklı oynanış asla aynı deneyimi sunmuyor. Sonunda ise verdiğiniz kararlarla hayatta kalanları siz belirliyorsunuz. Eğer sadece zombi avı arıyorsanız, State of Decay 2’de bundan fazlasıyla var. Fakat asıl amacınız derin ve ilgi çekici bir hikâyeyse maalesef bıunun için başka oyunlara göz atmanız gerekiyor. State of Decay 2 hikâye yerine çoğunlukla oyun mekaniklerine odaklanan bir yapım ve ancak siz kendi hikâyenizi yaratabiliyorsunuz.

 

 

Hikaye açısından pek fazla şey vaat etmeyen oyunda İlk oyundakine benzer şekilde dediğim gibi ikinci oyunda da bir topluluğunuz var ve oyuna başlarken bunlarla olan ilişkilerinizi bir ölçüde belirleyebiliyor, arka planlar oluşturabiliyorsunuz. Oyundaki NPC’lerle olan ilişkinizin oyuna etki ettiği söylense de, açıkçası birkaç diyalog haricinde bunun etkisini pek de hissedemiyorsunuz. Oyunda birçok karakter bulunmakta, karakterler öyle sıradan şekilde yaratılmamış, her karakterin kendi ruh hali ve kişiliği var, bazıları durumlar doğrultusunda sakinliğini koruyabilirken bazıları telaş yapıyor bazıları ise sinirlerine hakim olamıyor. State of Decay 2 temelinde bir kaynak yönetimi oyunu ve üzerinizdeki yiyecekleri, tıbbi malzemeleri, inşaat materyallerini, mermiyi ve yakıtı idare etmeniz gerekiyor. Farklı aktiviteler farklı kaynaklar isterken, üssünüzde de farklı tesisler kurma imkanınız var. Örneğin yiyecek üretmek için bahçe yapabilir ya da yaralı parti üyeleriniz için bir revir inşa edebilirsiniz. Oyuna başladığınızda maalesef işler çok kısa sürede ‘telaşlı’ hâle geliyor. Kaynak toplama, topluluk görevleri, yakındaki zombi istilaları ve devamlı telsizden yardım isteyen insan grupları can sıkıcı olabiliyor. Çünkü herkese aynı anda yardım etme ve aynı zamanda kendi topluluğunuzu da mutlu etme şansınız olmuyor. Yine de zorlu kararlar vermeyi sevenler için bu ideal olabilir.

 

 

Oyunun oynanışı son derece kolay, karakterinizi rahatlıkla kontrol edebiliyorsunuz. Daha önceden herhangi bir aksiyon oyunu oynadıysanız bu oyunu da rahatlıkla oynayabilirsiniz. Yakın dövüş silahları ve tabanca alabiliyorsunuz. Fakat ateşli silahlar fazla gürültü çıkarıyor ve mermi bulmak da kolay değil. Dolayısıyla çoğu zaman zombilerle yakından mücadele etmek zorundasınız. Bu da sonucunda bitmek bilmeyen, ard arda basılan tuşları ortaya çıkarıyor ve dövüşler sıkıcılaşıyor. Üstelik bir süre sonra oyunda kendinizi devamlı ‘grind’ yapar halde buluyorsunuz. Farklı üyelerle farklı görevler çıkıyor ve komşu topluluklara da iyilikler yapabiliyorsunuz. Fakat görevlerin birçoğu birbirine epey benziyor. Oynanışın en çok çeşitlendiği yer ise topluluk liderinizin özel görevlrei. Bir üyeyi grup lideri pozisyonuna yükselttiğinizde, tamamlayabileceğiniz bir dizi yeni görevler oluyor. Örneğin Builder görevleri üssünüzü güçlendirmeye odaklanırken, Warlord görevleri ise hayatta kalma ve diğer toplulukları yok etmekle ilgili görevlere odaklanıyor.

Maalesef bu özel görevlerden sadece bir avuç var ve State of Decay 2’nin de oyun sonu içeriği konumundalar. Görevleri bir kez tamamladığınızda oyununuz sona eriyor ve artık geriye dönemiyorsunuz. Ödül olarak da size özel bir pasif yetenek veriyor ve yeni topluluklara aktarabiliyorsunuz. Buna rağmen büyük ihtimalle oyunu ikinci kez oynamayacaksınızdır.

 

 

Dövüş mekanikleri başarılı olmasa da, ölüm animasyonları kesinlikle harika ve son derece vahşi. Oyun tüm o yoğun zombi şiddeti hissini verirken, saatlerce oynadıktan sonra dahi zombilerin üzerinden araçla geçmek aynı derecede keyifli oluyor.State of Decay 2’de üç harita bulunurken, her biri ilk oyundaki harita boyutunda. Buna rağmen oyuna başlarken birini üs olarak seçmeniz gerekiyor. Oyun ilerledikçe diğer bölgeleri de keşfetme fırsatınız oluyor fakat topluluğunuzu geride bıraktığınız için ilerleyişiniz yeniden başlıyor, üssünüz ve eşyalarınız arkada kalıyor. State of Decay 2 ilgili anlattığım bu özelliklerin hepsi atmosferi güçlendiren öğeler. Eğer zombi temalı oyunlardan hoşlanıyorsanız State of Decay 2 sizi anında çekecektir. Eğer teknik hatalarla ilgili sıkıntılarını görmezden gelebilirseniz State of Decay 2 şans verebileceğiniz bir zombi oyunu olabilir.
 


Kinguin.net Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

kinguin_badge_WHITE

 


Yorum Yazın

Connect with Facebook