Sniper Ghost Warrior 3 inceleme

Açık Dünyada Özgür Bir Keskin Nişancı Deneyimi…

Dijital oyun dünyasının yaşadığı gelişmenin en önemli göstergelerinden birisi de hiç şüphe yok oyun türlerinde yaşanan çeşitlilik patlamasıdır. Artık bu durum öyle bir noktaya geldi ki eskiden bir oyunda yer alan birkaç olgu şimdi ayrı bir oyunun ana konusunu oluşturmaya başladı. Keskin nişancı oyunları da son dönemde bu tezin bir yansıması. Fps ve aksiyon oyunlarında yer alan keskin nişancı tüfekleri ile yaptığımız belli başlı görevler oyun severler tarafından o kadar rağbet görmeye başlamıştı ki yapımcılar bu konu üzerine ayrı oyunlar çıkarmanın karlı olacağını düşündü ve çok fazla olmasa da kendine özgü bir tür edinen yapımlar bizlere ulaştı. Zamanla türün kötü örnekleri elemine oldu ve geriye bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az keskin nişancı oyunu kaldı. Sniper Ghost Warrior da bu türün en iyi yapımlarından biri olarak seriye dönüşmeyi başardı ve karşımıza üçüncü oyunu ile çıkıverdi.

 

 

Açıkçası tek bir oynanış sistematiği üzerine kurulu keskin nişancı oyunları zamanla sıradanlaşmaya ve kendisini tekrar etmeye başlamıştı. Yapımcıların bazı çeşitlendirmeler sunmaları gerekmekteydi ve bunun ilk belirtileri görsellik ve ekipman geliştirme şeklinde karşımıza çıkmıştı. Yoğun sinematik geçişler, geliştirilebilir silahlar vs. Tüm bu türün yenilenmesine yönelik adımların zirve noktasını ise Sniper Ghost Warrior 3 ile görüyoruz. Evet incelemenin daha başında belirtmeliyim ki yapım türünün zincirlerini fazlasıyla kırmış ve isminden Sniper kısmını kesip atsanız bambaşka bir oyun olduğu kanaatine varacağınız hale gelmiş. Açık dünya oynanış, araç kullanma hatta aracı geliştirme, drone ile hedefleri belirleme, ekipmanını kendin üretme, silahını geliştirme ve daha fazlası.

Evet oynanış ile ilgili videolardan ve yapımcı notlarından da anlayacağınız üzere Sniper Ghost Warrior 3 bir keskin nişancı oyununun ana gereklerinin yanı sıra bir çok baş yapıt denilecek oyunun en güçlü yönlerini de bünyesine katmış. Far Cry evreninin uçsuz bucaksız haritasını ve crafting sistemini, AC serisinin düşman tespit sistemini, Hitman serisinin sessizlik ve suikast öğelerini. Açıkçası yapım tüm bu ana unsurları kendi bünyesinde harmanlamış ve ağırlıklı olarak keskin nişancı tüfeği ile ama yer yer de yakın temas dövüş sistemi ile yoğun bir aksiyon oyununa dönüşmüş. Tüm bu farklı lezzetlerden oluşan yemeğin ana unsuru her ne kadar keskin nişancının başından geçenlerin anlatılması olsa da oyuncuya büyük bir serbesti de sunulmuş.

 

 

Oyunun ana konusu ve hikayenin ilerleyişi açıkçası beni tatmin etti. Eskiden bu tür oyunlarda belli bir sıradanlığa sahip genel geçer bir hikaye bulunsa da yapımcılar bu kez biraz daha derin bir anlatım şekli seçmişler. Bunun yanı sıra oyunun dünyanın farklı bölgelerinde geçen hikayesi ile uyumlu olarak mükemmele yakın bir çevre kompozisyonu da sağlanmış. Oyunun mekanları bazen size Far Cry coğrafyasını bazen de Uncharted doğasını anımsatacak. Bu coğrafya da genel olarak belli bir hikaye düzleminde ilerleseniz de bir çok zaman serbest gezinti de yapmak isteyeceksiniz. Tabi bu noktada oyun size kendisinin bir keskin nişancı olduğunu hatırlatacak ve sessizlik unsuru ile sizi baş başa bırakacak. Bu nedenle açık dünya yapısı biraz maceradan ziyade gizliliğe odaklanmış. Olması gereken de bu zaten.

Açıkçası oyunun ana prensipleri belli bir görevi hallet, ödülünü al, craft öğelerini tamamla, ekipmanlarını geliştir şeklinde özetlenebilir. Ancak bu farklı konsept inanın sizi fazlası ile etkiliyor. Sıradan gibi geldiğini ya da “zaten biz bunları başka oyunlarla yapıyorduk, ne gerek vardı şimdi buna” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak emin olun ki oyunu deneyimlediğinizde bu düşünceler bir anda kafanızdan uçup gidiyor. Yapımcılar gerçekten işine iyi çalışmış. Her şeyden önce geniş bir alanda şöyle bir durup tüfeğinizin zumunu açtığınızda oyun özüne ait tüm detayları barındırdığını hissettiriyor. İnce ayar gerektiren dürbününüz, nefes alıp verişinizle kayan bir vizör, mesafe bilgisini veren bir dürbün ve dahası. Oyunda ilk mermiyi attığınızda ise vuruş hissi, sinematik sunum gibi bir çok aşina olduğunuz detayla karşılaşıyorsunuz.

 

 

Radikal değişiklikler ile gelen yeni oyunun barındırdığı bir çok sorun da oluşmuş. Herkesin günlerdir konuştuğu uzun yükleme ekranları, takılmalar, kaplamaların geç gelmesi vb. Bu teknik sorunlara yapımcı firma büyük yamalar ile çözüm bulmaya çalışıyor. Tabi bunun bir nedeni de böylesine geniş bir oynanış alanı ve yüksek çözünürlüklü grafiklerin ciddi hazırlık gerektirmesi. Sanırım yapımcılar bu noktaya pek hazırlanmamışlar. Ya da kervan yolda düzülür misali “hele bir oyunu çıkaralım da gerisini geri bildirimlerle yavaş yavaş düzeltiriz” diye düşünmüş olabilirler. Sonuçta oyun teknik olarak bazı sorunlarla çıkmıştı. Son dönemde ciddi manada düzeltmeler yapıldı. Ancak halen kusursuz akıcılıkta bir oyuna ulaşamadık.

Oyunda güvenli bölge adını verilen bir mini karargahınız mevcut. Burada tüm geliştirmeleri, ekipman üretimini, görev ve yetenek dağılımını yani her türlü detayı gerçekleştiriyorsunuz. Ayrıca bu karargah dinlenme anları içinde düşünülmüş. Ekipman geliştirme demişken oyunun ana sistematiği silahlarınızı geliştirme üzerine kurulu. Adından da anlaşılacağı üzere silahların büyük kısmı uzun namlulu tüfekler. Oyunda fazlası ile tüfek ve bunların detay ekipmanları mevcut. Ve geliştirme ağacı bir hayli geniş. Tüm detayları geliştirmek ciddi süre alabilir. Bu noktada oyunun oynanış süresinin de ek dlc ler hariç bayağı üzün olduğunu belirtmeliyim.

 

 

Sonuç olarak sıradan keskin nişancı oyunlarından çok daha farklı bir yapımla karşı karşıyayız. Yapımcıları denemek istedikleri bu radikal geçiş ilk günlerdeki teknik sorunlar haricinde gayet başarılı olmuş. Bu türün hayranları için Sniper Ghost Warrior 3 daha önce deneyimlemedikleri bir macera sunuyor. Aksiyon ve fps tutkunları açısından ise keyifli bir deneyim olacağı kesin.

 

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın


Yorum Yazın

Connect with Facebook