Mass Effect: Andromeda İnceleme

Bol Aksiyonlu, Bol Diyaloglu Uzay Macerası…

Yaklaşık 10 yıl önce başladı Mass Effect serüveni. O dönem ağırlıklı olarak uzak gelecek ile ilgili yapımlar ön plandaydı. Aksiyon ve rpg türü ile tps oynanış sisteminin harmanlandığı yapısı ile oyun dünyasında kendine özgü bir yer edinmişti. Ayrıca Shepard gibi karakteristik bir kahramanı ile de özgün bir seri olma yolunda ilerlemişti. İlk iki oyun çok ciddi bir başarı yakalamıştı. Serinin dördüncü oyunu olan Mass Effect: Andromeda yeni neslin getirdiği ileri teknik gelişimi karşılamak adına oldukça ciddi bir yatırım bütçesi ile geliştirildi. Ancak oyun ilk çıktığında yabancı basından gelen düşük inceleme puanları ile ufak çaplı bir şoka da neden olmadı değil. Peki yapılan eleştiriler ne kadar yerindeydi ve BioWare firması iyi giden bir seriyi baltalamış mıydı. Bu soruların cevabı incelemenin devamında…

 

 

Öncelikle Mass Effect: Andromeda diğer oyunlardan farklı olarak ana karakter konusunda değişikliğe giderek radikal bir tercihte bulunmuş. Artık serinin müdavimlerinin aşina olduğu Shepard karakteri geride bırakılmış. Oyunun genel yapısı ve hikayesi bu kararın nedenini bir nebze makul bir şekilde izah etmeye çalışsa da bu değişiklik herkesin hoşuna gidecek cinsten değil. Ana karakterde yapılan bu değişiklik sürprizinin ardından oyun sizi bir başka noktadan daha vurmayı başarıyor. Daha önceki oyunlarda olmayan gezegenler arası astral seyahat yöntemi oyunun adeta ana noktasını oluşturuyor. Tamam belki bir noktaya kadar ana gezegende yapılan keşif ve araştırmalar sonucunda gemimize giderek farklı görevlere yolculuk yapıyorduk ancak yeni oyunla birlikte gezegenler arası yolculuk ve keşif oyunun en temel noktasını oluşturmuş vaziyette. Bu nokta görsel detaylarla bir seviyeye kadar süslenmiş vaziyette ancak uzun oynanış süresi dikkate alındığında “artık yeter, hep aynı gezegenler” hissine kapılmaya başlıyorsunuz. Kaldı ki yapımcılar gezegen dokularında ve atmosferlerinde ciddi farklılıklar tasarlamış olsalar bile.

Oyunun genel dinamiklerindeki ve karakter tercihindeki bu yeniliklerin etkisini atlattıktan sonra karakter oluşturma bölümüne de değinmek gerekiyor. Oyunda erkek ve kadın karakter tasarlama bölümü bir rpg oyununa göre oldukça sığ detaylandırılmış vaziyette. Bunun aslında çok da önemli olmadığını ise animasyonlarla karşılaştığınızda daha net bir şekilde anlıyorsunuz. Oyun hakkında günlerdir konuşulan berbat yüz animasyonları ve duygu fakiri ifade animasyonlarının haklılığını daha en baştan  anlıyorsunuz. Gerçekten de bir L.A Noire kalitesi beklemesek de en azından duruma uygun yüz ifadesi ve mimikler, gözlerin karakterlere doğru odaklanması gibi temel unsurlarda bu kadar saçmalamalar görmek AAA kalitesindeki bir yapıma yakışmamış. Oyun saf fps olsa ya da diyalog açısından dolu dolu bir oyun olmasa belki bir nebze katlanılacak bir durum olabilir. Ancak hikayenin vurucu etkiye sahip olduğu, oyunun ciddi bir bölümünün diyalog ve karakter etkileşimi ile geçtiğini düşünürseniz bu hususun ne kadar can alıcı bir sıkıntı oluşturduğunu tahmin edebilirsiniz.

 

 

Oyunun ana hikayesi adından da anlaşılacağı üzere Andromeda sisteminde geçiyor. Oyunun zaman dilimi ise 22. yüzyılın başları diyebiliriz. Prensip olarak hikaye odaklı oyunlarda neredeyse hiç konuya girmeme taraftarı olan birisiyimdir. Kaldı ki seri oyunlarında hikayenin önemi ve az buçuk ne çerçevede geliştiği de herkesin malumudur. Bu oyunun serinin diğer oyunlarından ayrılan yönü hikaye ve oynanış olarak farklı bir çizgiye gitmiş olmasında saklı.  Daha önceki oyunlarda olmayan Pathfinder kurgusu oyunun temelini oluşturuyor. Karakterimize verilen görev gezegenler arası keşif, araştırma ve kolonileşme görevlerinde ana rolü oynamak. Bu görevlerin her birini ise gezintiler yaptığımız gezegenler üzerinde oyunun geneline göre oldukça başarılı sayabileceğimiz çatışma ve araştırma temeli üzerinde gerçekleştiriyoruz. Gerçekten de oyunun temel oynanış kurgusu rpg olsa da Mass Effect serilerinin genel başarısının temelinde yatan oynanış ve çatışma kalitesi bu oyunla birlikte aynı başarı ile devam etmiş. Özellikle eski oyunlardan hatırlayacağımız hızlı hareket etmemizi ve bir noktaya kadar jet gücü sayesinde havaya yükselmemizi sağlayan kıyafetimizin de etkisi ile birlikte çatışma detayları bayağı hareketleniyor.

 

 

İncelemenin başında da belirttiğim gibi Mass Effect serisi her zaman saf bir rpg oyunu olmamıştır. Ancak bu olgu oyunun temelinde her daim kendini hissettirmiştir. Bu oyunda da yukarıda da söylediğim gibi npc karakterlerle olan etkileşimlerdeki ruhsuz ve duygusuz animasyonlar tercihlerinizi verirken sizi düşünmekten ziyade bir an evvel geçsin şu animasyonlar noktasına getiriyor. Bunun haricinde oyunun genelinde yetenek geliştirme, yaptığınız görevlerden aldığınız araştırma puanları ile farkı geliştirmeler yapma gibi ana kurgu oyunda başarı ile işlenmiş vaziyette. Ancak bu noktada bazı sürprizler de sizleri karşılamıyor değil. Ama bu seferki sürprizler diğerlerine göre sizleri mutlu edecek cinsten.

Mass Effect: Andromeda elbette ki serinin genel takipçileri tarafından ana hikaye modu için satın alınacak bir oyun. Bu noktada her ne kadar yukarıda belirttiğim teknik ve kurgusal aksaklıklar olsa da oyun genel olarak kendisini oynattırmayı ciddi manada başarıyor. Ayrıca oynanış süresi olarak da oldukça tatmin edici bir süreye de sahip. Bunun yanı sıra oyunda bir de çoklu oyuncu modu mevcut. Ben inceleme kapsamında bu modda fazla zaman geçiremedim. Ana hikaye modu beni bir hayli meşgul etti ancak gördüğüm kadarı ile yapımcılar bu modda biraz daha dikkatli davranmışlar. En azından baştan savma bir şekilde basit bir şekilde geçiştirilmemiş.

 

 

Oyunun genel olarak görsel detayları animasyonlar ve karakter tasarımlarındaki saçmalıklar sayılmazsa tatmin edici düzeyde. Özellikle tasarlanan galaksiyi izlemeye doyamıyorsunuz. Ayrıca gezegenler arası yolculuk animasyonları ve keşif görevlerinde çevre etkileşimi gerçekten başarılı. Ancak bu detaylar oyunun temel hikayesinde çok önemli yer tutmaması nedeniyle belli bir noktadan sonra hem fazla vakit geçiremiyorsunuz hem de kendini tekrar etmeye başlıyor. Bunun yanı sıra işitsel öğeler bakımından değerlendirildiğinde oyunun genel olarak başarılı olduğunu söyleyebilirim. Bu noktada da notumu kıracağım husus yine karakter seslendirmeleri ve diyaloglardaki ifade hissiyatsızlığı olacak. Bunun ötesinde müzikler genel olarak başarılı.

Oyun hakkındaki son düşüncelere geçecek olursak. Mass Effect Andromeda hakkında yapılan sert eleştirileri hak edecek kadar çok teknik hatalar barındırmasına rağmen oynanış açısından bakıldığında seriye getirdiği yenilikçi yaklaşımı ve merak uyandıran hikaye ilerleyişi ile kendisini bir şekilde oynatmayı başarıyor. Serinin hayranları açısından kesinlikle deneyimlenmesi gereken bir yapım olan Andromeda, türün ve uzayın meraklılarını ise kendisine çekmeyi başaracak cinsten. Ancak tüm bunların ötesinde bir baş yapıt olması gereken bir oyunun yaptığı teknik hatalar nedeniyle düşük not almasına neden olan BioWare’in kulaklarını da çekmek gerek.

 

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın


Yorum Yazın

Connect with Facebook