Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands PC İnceleme

Operasyon Zamanı…

Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands’ın mükemmel duyurusunun ardından çoğu oyun severin merakla beklediği oyunların üst sıralarında yerini almayı başardı. Ve beklenen gün sonunda geldi Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands  raflardaki ve dijital dünyadaki yerini aldı. Ubisoft’un sihirli dokunuşları ile git gide farklı bir yapıya bürünen Tom Clancy oyunlarının son meyvesi Ghost Recon: Wildlands tüm şaşası ile oyun severlerin beğenisine sunuldu. Açıkçası benim de birkaç yıldır merakla beklediğim Ghost Recon: Wildlands’ı incelemek için sabırsızlandığımı belirtmeliyim. Aslına bakarsanız Ubisoft’un en büyük kozu olan Ghost Recon: Wildlands’a direk giriş yapmak yerine biraz tarihsel sürece yani Tom Clancy evrenine göz atarak incelemeye başlamak daha doğru olur. Bu nedenle sizleri de fazla sıkmadan kısa bir Tom Clancy wiki girişi yapmak istiyorum.

 

 

Aslen Amerikalı bir romancı olan Tom Leo Clancy yapıtlarında ağırlıklı olarak nükleer savaşları, askeri casusluk hikayelerini, büyük kaos yaratıcı güçlü devletler arası mücadeleleri konu almıştır. Her biri birbirinden özgün hikayerleri zamanla oyun sektörünün en önemli senaryolarına dönüşmüştür. Nitekim kendisi tarafından 1996 yılında kurulan Red Storm Entertainment firması birçok Tom Clancy’s oyununa imza atmıştır. Asıl ününü Rainbow Six serisi ile yapan Tom Clancy oyunları adeta kendi alanında bir kült seri haline dönüşmüştür. Ubisoft tarafından satın alındıktan sonra farklı bir çehreye bürünen Tom Clancy oyunları en son geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Siege ile adından sıklıkla söz ettirmiştir. Artık büyük bir patlama yapması beklenilen bu birlikteliğin son oyunu olan Ghost Recon: Wildlands ile birlikte hem oyun dünyasında hem de Tom Clancy evreninde devrim yaşanması beklenmekteydi. İşte bu beklentinin ne denli hayata geçirilebildiği ise incelememizin ana noktasını oluşturmakta.

 

 

Kısa olarak Tom Clancy tarihçesi sunduktan sonra asıl konumuza odaklanabiliriz. Ghost Recon: Wildlands neden bu kadar beklenti oluşturdu? Bu oyunu diğer Tom Clancy oyunlarından ayıran noktalar nelerdir? Ubisoft Ghost Recon: Wildlands ile neyi test etmeye çalışıyor ve Ghost Recon: Wildlands’un oyun dünyasına getirdiği yenilikler nelerdir? İşte bu ve buna benzer birçok soru sizler gibi benim de cevabını aradığım sorulardı. Ama şunu açık ve net bir şekilde söylemeliyim ki Ghost Recon: Wildlands evrenine adım attığımda bu soruların cevapları çorap söküğü gibi geldi. Şimdi ne demek istediğimi önce hikaye ile başlayarak anlatayım.

 

 

Açıkçası Ghost Recon: Wildlands daha önceki Tom Clancy oyunları dikkate alındığında bizleri şaşkına çevirecek ahım şahım bir hikaye barındırmıyor bünyesinde. Kaldı ki yaklaşık 20 yıllık bir süreçte neredeyse anlatılabilecek her türlü hikaye bu seride işlendi. Oyunda Bolivya’da dini de işlerine alet ederek bir hayli büyüyen El Sueno’nun Santa Blanca Karteli’ni çökertmeye çalışıyoruz. Dört kişiden oluşan ekibimizle bu çayır senin, o dağ benim diyerek birçok farklı göreve atılıyoruz. Hikayenin ihtiyacına göre kartelin önemli isimlerini ele geçirmek, tutuklamak, iş birliğine zorlamak veya öldürmek zorunda kalıyoruz. Oyunda amacımız kartelin dengesini bozmak, kilit isimlerini birbir elimine ederek kartelin lideri El Sueno’yu elimin etmek ve Santa Blanca Karteli’ni durdurmak. Kartelin propagandacıları, teknoloji ustası, güvenlikten sorumlusu, dağıtımcısı, kaçakçı liderleri derken herkes ile bir maceramız oluyor. Peşine düştüğümüz her kartel üyesinin hikayesini de oynarken keşfediyoruz. Oynanışla paralel geliyor bu bilgiler ve böylece oyun temposunu kaybetmiyor. Oyunda gerçekten birçok farklı mekan mevcut. Bu mekanlara hava, kara veya deniz yoluyla ulaşabiliyoruz.

 

 

Öncelikle ilk sorudan yani oyunun neden bu kadar beklenti oluşturduğundan başlamak gerekirse bu noktada Ubisoft’un iddialı söylemlerine bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Oyunu bizlere tanıtırken devasa ölçekli, Tactical Open World tarzına taşıyor oynanışın dinamizmini harmanlayan bir oyun hazırladığını vurguluyordu. Tüm bunlar kulağa elbette çok hoş geliyordu. Daha önce pek denenmemiş cesur bir adımdı. Gelinen noktada değerlendirme yapmak gerekirse söylediklerinin büyük bir bölümünü başarı ile gerçekleştirdiğini belirtmeliyim. Ghost Recon Wildlands, tek başına oynarken yanınızda üç tane bot oluyor bile genel olarak akıcı bir oynanışa sahip, ancak diğer oyuncularla birlikte eşli oyuncu modunda harika ve uzun bir tecrübeye dönüşüyor. Aynı görevleri farklı farklı şekilde yapabiliyoruz. Özellikle eşli oyunculu(co-op) modunda bu özgürlük çok eğlenceli anlar yaşamanızı sağlayabilir. Bir ekip helikopterle girişirken bir grup da hedefi karadan vurabilir. Aynı zamanda takım oyununu bir üst seviyeye çeken ve oyunun taktiksel yönünü kuvvetlendiren “Synch Shot” özelliği muhteşem. Ekip arkadaşlarınızla hedefe kilitlenip, düşmanları eş zamanlı olarak indirebiliyorsunuz. Tek başınıza oynarken amacınız gizlilikse bu özellik kilit rol taşıyor.

 

 

Ghost Recon Wildlands’da çok fazla araç seçeneği de yok zaten. Birbirinin kopyası kamyonetler, Suv’lar, birkaç zırhlı araç ve bir-iki tane de spor araba var. Tabii motorları da unutmayalım. Havada ve suda ise çeşitlilik haliyle daha da az. Hava seçeneklerimiz bir elin parmaklarını geçmiyor. Su taşıtları cephesinde ise sadece tekneler mevcut. Ne yazık ki araçların kullanımı yapay bir his bırakıyor insanda. Hazır oyundaki ekipmanlara bir nebze değinmişken crafting sisteminden de bahsetmeden olmaz. Oyunun bu kendi ekipmanını kendin geliştirme sistemi daha önceki oyunlardan biraz farklılaşmış. Ubisoft bu noktada sürprizlerle dolu bir craft sistemi tasarlamış. Artık belli parçaları işleyip belli bir ekipmanı geliştirmek istediğinizde gelişim aşamasını belli bir ortalama değer olarak görüyorsunuz. Silah çeşlitleri, modifikasyonları ve kozmetikleri de bir hayli bol ve yerinde. Keza görsel olarak da karakterimizi bir hayli değiştirebiliyoruz. Yüz seçenekleri az olsa da kıyafetten, dövmelere, yaralara ve savaş boyalarına kadar pek çok imkan var. Oynadıkça daha fazla kostüm seçeneği de açılıyor. Karakterimiz ile kişisel bir bağ kurmak için her türlü imkan bize sunulmuş durumda. Biraz heyecan katması bakımından olumlu bulduğumu belirtmeliyim.

 

 

Oyunun genel teknik özelliklerine de değinmek gerekirse bu noktada herkesin üzerinde hem fikir olduğu nokta Division’un bize vaadedilen görsellikten uzak olduğu gerçeğidir. Gerçekten de yapımcıların oyun hakkında bilgi verdikleri ilk videolara kıyasla ciddi manada bir düşüş göze çarpıyor. Bunun oyunun çoklu platform olması ile açıklanması da pek mantıklı gelmiyor. Kaldı ki oyun minimum sistem gereksinimi noktasında bile ciddi bir sistem istiyor. Herhalde yapımcılar özellikle pc noktasında optimizasyon sorunu ile karşılaşmak istemediler. Bu beklenti kırıklığı haricinde genel atmosferin harikulade olduğunu vurgulamalıyım. Bu noktada oyunun görsel notunu fazla kıracak değilim. Sonuçta beklenti çıtayı çok yükseltmişti. Gerçekleşen sonuç bağımsız değerlendirildiğinde fazlasıyla tatmin edici. Son sözlere gelecek olursak Ubisoft’un belki de üzerine en çok emek verdiği yapımlarından biri olan Ghost Recon Wildlands, yapımcısının yüzünü fazlasıyla güldüreceğe benziyor. Son dönemlerin en başarılı ve dolu yapımlarından biri olan Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands adından çokça söz ettireceğe benziyor

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın


Yorum Yazın

Connect with Facebook