Watch Dogs 2 PC İnceleme

Hackerlerın Dönüşü…

Sizi dört yıl öncesine, E3 2012’ye götüreceğim. Ubisoft’un o yılki konferansını izlerken başımıza neler geleceğinden bihaberdik. İlk olarak, yeni duyuracakları bir oyunun arka plan hikayesini gösterdiler. Ardından gelen oynanış videosuysa tam anlamıyla ağzımızı açık bıraktı.  Watch Dogs  ilk görücüye çıktığında GTA serisine benzerliği ve vaad ettikleri ile büyük beklentiler içerisinde karşımıza çıkmıştı. Maalesef oyun beklentileri karşılayamadı. Aslına bakarsanız  Watch Dogs iyi bir oyun olmasına rağmen Gta V’i hedef alan pazarlama kampanyasının kurbanı oldu. Watch Dogs 2 oyunu hakkında bugüne dek pek çok fotoğraf ve video sızıntısı gerçekleşmiş ve bu şekilde kullanıcılar da oyun hakkında fikir sahibi olsada, insanlar anlatılan, söz verilen, gösterilen hiçbir şeye inanmadı. Ancak Ubisoft daha önce Assassin’s Creed ile böylesi zorlu bir durumun altından kalkmayı başarmıştı ve yine yapabilirdi. Yaptı da… Watch Dogs 2 yalnızca ilk oyunun olamadığı her şey değil, aynı zamanda gösterilenin de çok daha fazlasına sahip bir oyun.

 
watch-dogs-2-inceleme1
 

Watch Dogs 2 açılışından itibaren özgür açık dünyası ile bizlere oyun dünyasının vazgeçilmez serilerinden Gta serisini hatırlatıyor. Gerçekten de oyun boyunca yapabildikleriniz ile kendinizi Gta dünyasında hissedebilirsiniz. Tabi bazı farklar var. Alternatif bir evrende, San Francisco’da geçen Watch Dogs 2’nin ana ekseni hacking demek sanırım doğru olacaktır. Bu evrende her şehir bir Merkezi İşletim Sistemi tarafından takip ediliyor. Daha doğrusu şehrin içerisinde elektrikle çalışan her cihaz, bu sistem tarafından kontrol edilebiliyor. İlk oyunun devamı niteliğindeki oyunda birçok şey aynı şekilde devam ediyor tabi ki. Blume, DedSec ve CTOS gibileri mesela. İlk çıkan oyunda CTOS ‘in ilk versiyonunu yenmemiz durumunda CTOS 2 geliyor. Ana karakterimizin adı Marcus Holloway ama kısa sürede dahil olduğu hacker grubu DedSec’in içinde yer alan herkes hikayeden önemli roller ile karşımıza çıkıyor. Karakterler eğlenceli ve ilk oyunda ki o soluk hava mevcut değil ve ilk oyuna göre hatırda kalabilme konusunda çok daha başarılı insanlardan oluşuyor. Gerçi ilk oyunda ki karakterler de hatırdan çıkabilecek bir karakter değildi fakat şimdikiler daha da kendine has ve benzersiz kişiliklere sahip karakterlerden oluşuyor ve kesinlikle çok daha iyi oturmuş oyuna. CtOS, Chicago’nun ardından 2.0 sürümüyle San Francisco’da işleme sokuluyor. Gerçek hayatta aktif bir şekilde rol üstlenen Anonymous grubunu fazlasıyla andıran DedSec zaten başından beri ctOS’e ve dolayısıyla yaratıcısı olan Blume şirketine düşman. Marcus, ctOS’in yanlış bir çıkarımda bulunmasıyla hırsızlıktan yargılanınca, kendisini DedSec’in bünyesine katmaya karar veriyor. Ve bir önceki paragrafta bahsettiğimiz ekip, Blume’u alaşağı etmek için kolları sıvıyor.

 

watch-dogs-2-inceleme4

 

ctOS 2.0 çok güçlü bir sistem ve onu hackleyebilmek için ciddi anlamda yüksek bir işlemci gücüne ihtiyaç duyuyor ekip. Bu sorunu çözmek için de, DedSec’e ait bir uygulama yaratıyorlar. Bu uygulamayı indiren insanlar, ihtiyaç duyulan işlemci gücüne otomatik bir şekilde destek olmaya başlıyor. Yani aslında Marcus’un birincil görevi, insanların DedSec uygulamasını indirmesini sağlamak. Sebebi ve hedefi ele alındığında bu o kadar temiz bir çözüm ki, bunca işin arasında açık dünyada yapılan basit eylemleri bile bir anda anlamlı kılıyor. Şehir teması konusuna da değinmek istiyorum. Şehir teması, renk uyumu ve zevkli görüntüleri ile karakterlerimiz tam oturmuş oyuna. Kısacası ilk oyuna kıyasla Watch Dogs 2 sürümü gerek senaryo gerekse de karakter olarak çok daha başarılı olmuş. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim; Hiç kusuru olmayan bir senaryo-karakter ilişkisi beklememekte fayda var. Ama ilk oyuna göre epey bir yol alınmış. Watch Dogs 2 ile ilgili biraz da görevlere değinelim. Görevler başarılı bir şekilde tasarlanmış  bir ana görev varken, sağda solda saçma sapan yan görev peşinde koşmak gerçekçiliği fazlasıyla baltalayan bir eylem olur. Ama burada sistemin açığını ortaya koymak için gidip de ctOS kontrollü ATM’leri hackleyerek, canlı yayında para çekmek isteyen insanlarla kafa bulduğunuzda veya halk tarafından nefret edilen bir ilaç şirketi sahibinin parasını, cebren ve hile ile gerekli yerlere bağışlamasını sağladığınızda hedeften sapmış olmuyorsunuz. Her eyleminizin, asıl amacınıza yönelik bir faydası mutlaka dokunuyor. Bir sinema yapımı havasındaki Watch Dogs 2 ilk andan itibaren yarattığı tüm bu etkilerle sizi içine çekmeyi başarıyor.

 

watch-dogs-2-inceleme5

 

Watch Dogs 2’nin Ubisoft tarafından geliştirildiği her yanından belli oluyor. Ubisoft’un Farcry, Splinter Cell ve özellikle Assassin’s Creed gibi diğer oyunlarından değişik değişik özellikleri bir araya toplamış.  Oynanış Watch Dogs 2’nin en çok merak ettiğim noktasıydı. İlk oyunu hatırlıyorsanız araba sürüş zevki diye hiçbir durum ele alınmamıştı. Üzülmeyin bu durum Watch Dogs 2 ‘de düzeltilmiş demeyi o kadar çok isterdim ki aksine ilk oyunun ki bile daha güzeldi diyebiliyorum. Oyunun içerisinde arabayla ve silahla ilgili her şey berbat bir şekilde tasarlanmış. Ubisoft tamamen arabayla ilgili bir oyun değil hemfikiriz de bu kadar önemsenmeden bu kadar düşünülmeden bu oyuna nasıl böyle bir sürüş çalışması yapılıyor anlamıyorum. Hasarla alakalı hiçbir durum yok araçta. Oyuncak araba sürermişçesine ilerliyor oyun. Motosiklet ile giderken çarpma durumunda üzerinden düşmüyor karakter. Araçlar birbirine çarpınca sadece geri itiyor birbirlerini. San Francisco sokaklarında aracınızla tur atmanın en az Gta evreninde gezmek kadar keyifli olduğunu belirtmeliyim. Özellikle kovalamaca sahnelerinde oyun sizi kendi içine çekmeye başlıyor. Oyunun geneline bakıldığında araç görevleri oyunun tatminkar bir kısmını oluşturuyor.  Oyunda silahları öyle gidip sağdan soldan kafanıza göre silah almak da yok. Neye ihtiyacınız varsa 3D-yazıcı sayesinde hazır hale getirebiliyorsunuz. Silahlarınızdan tutun da, yerdeki ve havadaki uzuvlarınız olarak kullanabileceğiniz RC Jumper ve Drone’a kadar her şeyi 3D olarak yazdırabiliyorsunuz. Tüm bunlar çok önemsiz dokunuşlar gibi görünseler de, içinde bulunduğunuz dünyayı benimseyebilmeniz için inanılmaz büyük değer taşıyor.

 

watch-dogs-2-inceleme3

 

Watch Dogs 2’nin genel teknik detaylarına gelecek olursak öncelikle görsel yönlerinden başlamak gerekir. Şunu açık bir şekilde belirtmeliyim ki birkaç teknik hata dışında Watch Dogs 2 oyun severlere görsel olarak bir şölen sunuyor. Mükemmeliyete yakın görsel detayların en büyük etkisini karakter modellemeleri ve çevre detaylarında hissediyorsunuz. San Francisco’nun ışıltılı kargaşalı yapısı ancak bu kadar iyi yansıtılabilirdi.  Gerek  sokaklar ve caddeler, mekan tasarımları Watch Dogs 2’nin her an vermek istediği “iyi bir aksiyon filminin içindesiniz” havasını tamamlayacak türden. Karakter modellemeleri ve animasyonlar da Ubisoft’tan bekleneni veriyor. Ses ve müzikler açısından bakıldığında Watch Dogs 2 bu kategoride de mükemmele yakın bir deneyim sunuyor. Daha önce de belirttiğim gibi profesyonel sanatçılar tarafından yapılan seslendirmelerin etkisi daha en başında kendini gösteriyor. Karakterlerin ses tonlarından tutun da araç içinde çalan müziğin kalitesine ve oyunun genel havasına uyan efektlere kadar Watch Dogs 2 resmen kulaklarınızın pasını siliyor. Watch Dogs 2’nin beni bu kadar etkileyeceğini tahmin etmiyordum. Nitekim o mükemmel deneyimi bizzat yaşayınca kendi kendime “bu oyun fazlasıyla olmuş” dedim.

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

Oyunu Satın Almak İçin Tıklayın


Yorum Yazın

Connect with Facebook