Far Cry Primal Oyun İnceleme

Geçmiş Zamanlarda Bir Macera…

Açıkçası ilk olarak Far Cry Primal ile ilgili bilgiler gelmeye başladığında Ubisoft’un yine ne fanteziler peşinde olduğunu merak etmeye başlamıştım. Kendi çizgisinde giden ve oldukça da başarılı bir seri haline gelen Far Cry efsanesini bir anda alıp çağlar öncesine götürme fikri aslında başlı başına bir fantezi. Oldukça fazla riski bünyesinde barındıran bu çılgın hamle her oyun sever gibi beni de heyecanlandırmayı başarmıştı. Hele ki oyunun yaklaşık miladdan10.000 yıl öncesini kendisine zaman dilimi olarak seçmiş olduğunu öğrenince heyecanım bir kat daha artmıştı. Bu heyecanlı bekleyişin nihayete ermesi ile birlikte Ubisoft’un bu çılgın kararını kritik etme imkanına da eriştik. Bakalım zamanda yapılan hızlı yolculuk ne gibi sonuçlara neden oluyor…

Gerçekten hangi açıdan bakılırsa bakılsın Primal ciddi anlamda çok radikal bir karardı. Sonuçta Far Cry bir dönem oyunu olmamıştı hiçbir zaman. Bu nedenle bundan önceki oyunların sanki her biri aynı zaman ve mekanlarda fakat farklı kahramanlar ve hikayelerle anlatılıyor gibiydi. Bu durumdan oyuncu da yapımcı da mutluydu. Fakat bir anda alınan bu çağlar öncesi zamana yolculuk fikri ile birlikte aslında Ubisoft bir anlamda ne kadar liberal bir firma olduğunu da bizlere kanıtlıyordu. Bu cesur girişimi bile ilk etapta takdir edilesi bir durum. Tabi her cesur kararın kendi bünyesinde onlarca ciddi riskleri de barındırdığı bir gerçektir. Aslında bu incelemede biraz bu minvalde ilerlemek istiyorum. Yani riskler ve bu risklere karşı gerçekleşen durumun kritiğini yapmaya çalışacağım.

 
Far-Cry-Primal-inceleme1
 

Bir anda zamanlar arası bu denli büyük sıçrama ilk olarak hikaye açısından büyük bir riski bünyesinde barındırıyordu. Sonuçta şimdiye kadar bizlerle buluşan Far Cry oyunlarında ana düşman bir şahıs ya da topluluk, hikayenin ana kurgusu da intikam olgusu olmaktaydı. Primal ile bir anda M.Ö 10.000 yılına gittiğimize göre bu olgular nasıl işlenecekti ya da tüm bu olgular bir kenara bırakılıp çok farklı bir hikaye mi bizi karşılayacaktı. Bu noktada yapımcılar ciddi manada farklılaşmaya gitmeyi tercih etmişler. Hikayenin ana noktasını intikam duygusu yerine hayatta kalma ve kabileler arası güç dengeleri oluşturuyor. Takkar isimli bir karakteri canlandırdığımız yapımda kabilemizin Oros denilen bölgeyi ele geçirmesi için hayatta kalmayı ve gerek vahşi dünya ile gerekse diğer kabilelerle baş etmeyi öğrenmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede değerlendirildiğinde daha önceki oyunlara nazaran farklılaşan hikaye ilk etapta ilgi çekici gibi gelse de hayatta kalma öğelerinin sığ işlenmesi ve oyunun ana noktasının daha çok saldırı üzerinde odaklanması nedeniyle çok başarılı olabilecek bir kurgu biraz yavan kalıyor.

Hayatta kalma demişken oyunun geçtiği dönemden ve coğrafyadan da bahsetmeden geçmek olmaz. Oyunun geçtiği zaman dilimi malumunuz insanlığın daha vahşi doğa ile olan bağlarının henüz tam ayrışmadığı bir zaman dilimi. Yani insan denilen yaratık da o dönemlerde oldukça vahşi. Bu nedenle çevrenizde gördüğünüz neredeyse hareket eden her şey hem sizin için hem de diğer canlılar için potansiyel bir hedef. Bu nedenle avlanma yetenekleri bir hayli ön planda. Yine her zaman olduğu gibi muazzam büyüklükte bir harita bizlerin keşfine sunulmuş durumda. Ancak az önce de belirttiğim gibi hayatta kalma mücadelesi oyunda biraz yavan işlenmiş. Bu nedenle haritada yolculuk yapmak sizde bir endişe yaratmıyor. İlk hedefiniz bir an evvel kritik noktaların keşfini yapmak oluyor. Halbuki adımımızı attığımız her noktada çevreden gelebilecek olası bir vahşi hayvan saldırısına karşı tırsarak ilerlemek çok daha gerçekçi ve tatmin edici olabilirdi. Yapımcıların bu noktada biraz oyuncu kitlesini de göz önünde bulundurduğunu düşünüyorum. Hedef kitle ne kadar genişse oyunun zorluk düzeyi de bir o kadar aşağı iniyor.

 
Far-Cry-Primal-inceleme2
 

Oyunda, hayatta kalmanız için gereken en önemli etkenlerden biri olan avlanma yeteneğiniz gerçekten çok başarılı işlenmiş durumda. Kahramanımız avcılık konusunda ciddi manada donanımlı. Tabi bu fiziki donanım bakımından oldukça ilkel araçlar olsa da meziyet bakımından Takkar gerçekten başarılı. Hazır sırası gelmişken bu ilkel silahlardan da söz edelim. Malumunuz o dönemde barut henüz keşfedilmemiş. hatta yazı bile bulunmamış durumda. Hal böyle olunca en önemli silahımız yakın dövüş için ucu sivri bir cisimle kaplanmış sopamız oluyor. Bu sopa o kadar ilkel ki belli sayıdaki dövüşten sonra malumunuz üzere parçalanıyor. uzak dövüşler söz konusu olduğunda ise imdadınıza ok ve mızrak yetişiyor. Tabi oyunda ilerledikçe mükemmel craft ve yetenek seçenekleri ile birlikte farklı silahlar da temin edebiliyorsunuz ama bunlar da oldukça ilkel kalıyor. Oyun bu açıdan döneminin dokusunu çok iyi hissettiriyor.

Oyundaki craft sistemine yani toplayıcılık ve birleştiricilik sistemine de el atmamız gerekirse yapımcılar bu noktada oldukça geniş seçenekleri bizlere sunmayı başarmış. Oyun boyunca neredeyse her dakika bir şeyler topluyor ve onları işliyorsunuz. Bu sayede hem gerekli araç gerece sahip oluyor hem de yeteneklerinizi geliştirmeyi başarıyorsunuz. Ayrıca oyundaki vahşi yaşamın bir meyvesini daha alıyorsunuz o da evcilleştirme sistemi. Daha önceki oyunlarda pek düşünülmemiş olan bu sistem sayesinde oyunun hemen başlarında yakaladığınız bir yırtıcı hayvanı birkaç besleme ve kafasını okşama sonucunda emrinize amade kılıyorsunuz. Bu nokta biraz basit geçiştirilmiş olsa da genel olarak evcilleştirme sistemi kusursuz işliyor. Ayrıca zaten oldukça kolay olan oynanışı bir hayli rahatlatıyor. Hele ki evcilleştirdiğiniz bu hayvan bir kedigillerin büyük patililerinden biriyse keyfinize diyecek yok.

 
Far-Cry-Primal-inceleme3
 

Primal ana konusu gereği hayatta kalmanın yanı sıra rakip kabilelerin ele geçirilmesi ve bertaraf edilmesi üzerine de kurulu bir oyun. Bu nedenle gizlilik ve keşif sistemi oldukça önemli. Bu noktada az önce bahsettiğim evcil hayvan sisteminin bir uzantısı olarak ele geçirdiğiniz bir kanatlı yırtıcı sayesinde adeta harita üzerine drone kullanırcasına keşif uçuşları yapabiliyorsunuz. Bu sayede etraftaki stratejik noktaları belirleyebiliyorsunuz.

Oyunun geçtiği zaman dilimi oldukça eski olunca çevrenizde bulunan doğa da bir o kadar yırtıcı ve vahşi oluyor. Gerek bitki örtüsü gerekse diğer çevre birimleri dönemini yansıtma bakımından oldukça iyi tasarlanmış durumda. Her ne kadar biz o dönemleri belgesellerdeki grafik modellemeleri ile tahmin ediyor olsak da yapımcılar oyunun genellinde çevre modellemeleri ve görsel öğeler bakımından mükemmele yakın iş çıkarmış diyebilirim. Ağırlıklı olarak yeşil tonlarının hakim olduğu oyunda yeni neslin ışık modellemelerindeki başarısını ilk bakışta hissedebiliyorsunuz. Aynı durum vahsşi yaratıkların tasarımlarında da kendisini gösteriyor. Bu bakımdan Primal ciddi bir övgüyü hak ediyor.

Sonuç olarak her ne kadar bir hayatta kalma oyunu olmasa da içeriğinde barındırdığı aciz olmanın vermiş olduğu güç dengesi öğeleri düşünüldüğünde Far Cry Primal bazı yönleri daha detaylı düşünülmüş olsa keşke dedirten tarzda bir oyun olmuş. Biraz daha oyunda sağ kalabilmek için çabalamak zorunda kalsaydık, hayvanlarla etkileşimimiz biraz daha gerçekçi tasarlanmış olsaydı gerçekten tadından yenmeyecek bir oyun bizlerle buluşmuş olabilirdi. Ancak tüm bu eksik yönlerine rağmen radikal dönüşümün risklerini mümkün olduğunca göğüsleyebilen bir yapım olmuş diyebiliriz. Hep daha fazlasını istemek oyun severlerin hakkı sanırım…


Yorum Yazın

Connect with Facebook