Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Oyun İnceleme

Big Boss Geri Dönüyor…

Kelimelerin anlatamayacağını bilmeme rağmen bu oyun ötesi, film gibisi başyapıtı anlatmaya çalışacağım. Öncelikle Metal Gear Solid V: The Phantom Pain şimdiye kadar gördüğüm en iyi oyun giriş videosu ile başladığını belirtmeliyim. Bunda oyunun çok ama çok başarılı seslendirmesinin ve sinemasal görüntü öğelerinin etkisinin çok fazla olduğunu söylemeliyim. Özellikle muhteşem ezgiler ile örtüşen kurgu adeta bizlere görsel şölen sunmakta. Metal Gear efsanesini başından sonuna takip etmiş arkadaşlara daha şimdiden derin bir off çektirmiştir. Efsaneye henüz tanık olmamış ya da kıyısından köşesinden takip edebilmiş olanlar için önemli bir uyarı bu bir Metal Gear Solid oyunudur, fps oyunları ve türevleri ile kıyas kabul etmez!  Peşin peşin söylemek lazım ki, bu oyun yeni nesil oyunları arasında görüp görebileceğiniz en sağlam oyunlardan biridir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Metal Gear Solid serisi tadını, günümüzün gelişen grafik ve ses teknolojisini oyun içerisinde yaşatabileceği aksiyon ve adrenalin duygusundan öte, hikayesi, felsefesi ve kendine has yapısı ile bizlere yaşatır. Sinematik anlamda birçok Hollywood filmine taş çıkaracak nitelikteki senaryosu ile oyuncuya yaşatması gereken duyguyu her yönü ile yaşatır. Hani başarılı bir oyunun kendine has dünyasında gözleriniz ekrandaki görüntüyü algılamanın ötesine geçer, oynadığınız karakter ile o dünyada beden bulursunuz ya, Metal Gear Solid bu tanımın sözlük anlamıdır. Metal Gear Solid zekice tasarlanmış bir fps ya da türevi bir oyun değildir. Bu efsaneyi anlatabilmek için kelimeler yetmez, birebir o atmosferi yaşamak gerekir. Oyunun senaryosu önceki oyunlara bağlı, hatta bugüne kadar akıllarda oluşan soru işaretlerinin birçoğu için bağlayıcı nitelikte. Metal Gear Solid serisinde senaryo her zaman oyunun en büyük ganimeti niteliğinde olduğu için, bu konuda oldukça hassas ve yüzeysel bir açıklamanın daha uygun olacağını düşünüyorum.

 
Metal-Gear-Solid-V-The-Phantom-Pain-inceleme1
 

Oyuna hastanede başlıyoruz ve neler olup bittiğini doktorlardan ve hemşirelerden öğrenmeye çalışıyoruz. Sağ kolumuzun olmadığını robotik bir kol takıldığını uzun yıllar yatakta olduğumuzdan çok zayıf ve güçsüz olduğumuzu hatırlatalım.  Yazınında başında bahsettiğim gibi bugüne kadar gördüğüm en iyi başlangıç bölümü diyebiliriz. Çünkü düşmanlarımız bizi bulup öldürmek için yapmadıkları şey kalmıyor, bunun yanında hastanede katliam yapıyorlar. Bizde bu hastaneden kaçmaya çalışıyoruz. Yaklaşık bir saat süren giriş bölümünün neredeyse 35-40 dakikası ara sahnelerle geçiyor. Oyundaki çoğu ara sahneyi bu bölümde toplamışlar galiba çünkü oyunun ilerleyen bölümlerinde ara sahnelerle çok az karşılaşıyoruz. Hastane sahnesinin ardından, Big Boss yavaş yavaş kendine gelmeye başlıyor ve aradan geçen kısa bir süreden sonra kendimizi Ocelot ile birlikte Afganistan’da buluyoruz. Burada olma nedenimiz ise daha önce tanıtım videolarında da sık sık gördüğümüz gibi Kazuhira Miller isimli ortağımı kurtarmak. Birazda Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’in haritasından bahsetmeye başlayayım. Oyun daha önceki Metal Gear oyunlarından farklı olarak, tamamen açık dünya bir yapıda tasarlanmış durumda. Oyunculara oldukça büyük bir şekilde sunulan Afganistan haritasında yapacağınız ana ve yan görevlerin sınırı yok diyebilirim. Elbette bunlarla da sınırlı kalmayan yapım, size toplanabilir pek çok özel eşya ve ekipmanı da beraberinde getiriyor.

 
Metal-Gear-Solid-V-The-Phantom-Pain-inceleme2
 

Metal Gear Solid serisinde ilk defa açık dünya kullanılan MGSV:The Phantom Pain’in açık dünyasını size biraz anlatmak istiyorum. Oyunda bulunan haritada her yer düşmanlarla kaplı, yani kendimizi korumak için kaçabileceğimiz herhangi bir üssümüz yok. Ana üssümüz yok derken bahsetmek istediğim açık dünya haritasında böyle bir yer olmadığı yoksa her işlemi gerçekleştirdiğimiz bir üssümüz var. Haritadaki her yer düşman bölgesi olduğundan bir yerden bir yere giderken çokça düşmanla ve düşman kamplarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu yüzden dağdan veya yoldan uzak gitmek daha güvenli olabilir. Bunun yanında bölgedeki düşman kamplarını temizlediğimizde bir daha ki gelişimizde tekrar düşmanla karşılaşıyoruz. Yani bir kampı temizlediğiniz de orası güvenli olmuyor tekrar oradan geçtiğinizde düşmanla karşılaşabilirsiniz. Bazılarınız bunu çok mantıklı bulmayabilir ancak oyunun içinde karada birlik bulundurmadığımız için ve açık dünya haritasının çok geniş olmadığını düşünürsek mantıklı. Level atladıkça düşmanlar zorlaşıyor ve teknolojik ürünlere sahip oluyorlar bu sebeple daha önce ele geçirdiğimiz kamplarda daha farklı taktikler uygulamak zorunda kalıyoruz, oyunun kendini yenilemesinden bu şekilde kurtulmuş oluyoruz. Görev sisteminden de kısaca bahsetmek gerekirse oyunda ana görevler, yan görevler ve multiplayer görevler olmak üzere 3 çeşit var. Bu görevlere helikopterimiz sayesinde haritada kolayca ulaşabiliyoruz. Ana görevler belli bir seriyi takip ederken yan görevler için aynı şeyi demem doğru değil. Anlık istihbarata göre farklı bölgelerden farklı görevler geliyor. Belli bir süre sonra yan görevler birbirini tekrar ediyor da olsa yine de çok sıkmıyor.

 
Metal-Gear-Solid-V-The-Phantom-Pain-inceleme3
 

Oyunun genel mekaniklerinde ise daha önceki Metal Gear oyunlarına bağlı kalınmış ve bu mekaniklerin üzerine pek çok yenilik konulmuş. Artık sahip olduğunuz robot kol size oyun boyunca eşlik edecek en büyük yardımcınız, bunu da unutmadan belirtmek isterim. Düşmanlarınızda yakın dövüşe girip onları hızlıca etkisiz hale getirebilir, sahip olduğunuz dikkat dağıtıcı fotoğrafları içerisine saklandığınız kutuya yapıştırabilir, düşmanlarınızı birbirine düşürebilirsiniz. Oyunun dövüş mekanikleri de aynı yapabileceğiniz taktikler gibi oldukça fazla seçeneğe sahip diyebiliriz. İşte geldik bizim askerlerimizin olduğum Ana üssümüze. Bu üs karada değil denizin üzerinde kurulu. Ziyaret etmek için sürekli olarak helikopter kullanmak zorundayız. Ana üssümüzü sürekli olarak geliştirebileceğimiz özellikleri, kendimizin eğittiği ve işe aldığımızı askerlerimiz ve crafting yapabileceğimiz silahlar mevcut. Bu kısımda bizim en büyük yardımcımız iDroid’i de tanıtmak istiyorum. iDroid oyundaki her şeyimiz. Ana üssümüzü, askerlerimizi, haritayı, silahlarımızı kısaca oyun içinde kullandığımız en önemli şey iDroid. Zaten oyunu başladığınızda bunu hemen fark edeceksiniz. Ana üssümüzü sürekli olarak geliştirebiliyoruz. Bunun için malzemeler gerekli onları da oyun içerisindeki düşman kamplarından bulup topluyoruz. Topladığımız mazemelerle kampımızı geliştiriyoruz ve bu şekilde oyun içinde bize yardımcı olacak yeni özellikler geliyor. Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’de çevresel düzenlemeleri ve yerleşim olarak serinin geleneksel başarısını yeni nesil grafiklerle buluşturuyor. Bölüm tasarımları ve atmosfer akıllıca yerleştirilmiş öğelerle gizlilik odaklı oynayışı kolaylaştırıyor. Oyunda ilerledikçe bu mantığı benimseyip daha rahat hareket etmeye başlıyorsunuz.

 
Metal-Gear-Solid-V-The-Phantom-Pain-inceleme4
 

Oyunun teknik yönlerine gelecek olursak görsel anlamda Kojima, seriyi taçlandıracak nitelikte grafiklerle seriye veda ediyor. Özellikle karakterler üzerindeki detaylar; saçlar, gözler, hatta gözyaşları ve ana karakterlerdeki özen özellikle sanatsal yakın çekimlerde büyüleyici bir deneyim sunuyor. Yeni nesil teknolojilerin sanatsal kaygılarla harmanlandığı ve her sahneden, her bir kamera açısından bu kadar büyük haz duyabileceğimiz bir yapıma çok sık rastlayamıyoruz. Çevresel grafikler ise aynı kaliteyi çoğu zaman sağlasa da bazı kaplamalarda tercih edilen düşük çözünürlük oyun severkerşn gözüne batabilecek ufak bir detay, İnanın şu satırları yazarken bana oyun dünyasına aşina bir sanat eleştirmeninin yardımcı olması gerekirdi. Oyunun ses ve müzik altyapısı ise kesinlikle şu ana dek bir oyunda duyduklarınız arasında en iyilerden. Özellikle birçok ön tanımlı video sahnesi bulunan oyunda Kojima ve takımı kelimenin tam anlamıyla çevresel ses düzenlemelerini şu ana dek görülmemiş bir boyuta taşımış. Yıllar sonra bile aklımın bir köşesinde hatırlayacağım ve tekrar oynamak isteyeceğim oyunlardan biri olacak bu oyun.

 
Metal-Gear-Solid-V-The-Phantom-Pain-inceleme5

 

Metal Gear Solid serisinin şimdilik son oyunu olarak karşımıza çıkan Metal Gear Solid V: The Phantom Pain, hem bir dönüm noktası, hem de hafızalarda uzunca bir süre kalacak bir eser niteliğinde. Eminim birçoğunuz tekrar tekrar oynamayı düşüneceksiniz, hatta oynayacaksınız. Evet, kadim dostumuz Snake’ e veda ettiğimiz bu oyunda, gergin saatlerden komik dakikalara yaşanması gereken dolu dolu anılar bekliyor. Yanlış duymadınız, anı dedim, çünkü o kadar gerçekçi, o kadar sürükleyici ve o kadar sanatsal ki, oyun derken tekrar tekrar düşündürüyor insanı. İster Metal Gear Solid serisine dair olsun, ister sadece  Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’ e dair bir yazı olsun, gördüklerimi, yaşadıklarımı, hissettiklerimi cümlelere dökmem gerçekten çok güç. Bahsettiğim şeyin ne kadar kıymetli bir şey olduğunun öylesine farkındayım ki, istemeden paylaşacağım bir detay ile yaşayabileceğiniz bir anın eşsizliğini bozmak istemedim. Şaheserin yapısından dolayı yer yer yüzeysel olmak durumunda kaldım, ama size bütün samimiyetimle şunu söyleyebilirim ki, bu oyunu almalısınız.

Kinguin.net Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

kinguin_badge_WHITE

 


Yorum Yazın

Connect with Facebook