Assassin’s Creed Unity Oyun İnceleme

Yeni Nesil Suikastlar…

Assassin’s Creed hayranlarını tekrar heyecanlandırmayı başaran ve uzun süredir merak ile beklenen Ubisoft son oyunu Assassin’s Creed: Unity sonunda parmaklarımız ucunda. Oyun dünyasının gelmiş geçmiş en başarılı serilerinden biri Assassin’s Creed, bu başarıyı kazanması elbette ki birçok nedene bağlı. Oynanış, yenilikçilik, grafikler ve daha birçok şey. Ama bunların yanında işin kreması olan büyük bir etken var ki o da; serinin tüm oyunlarında başrol oynayan güçlü bir ana karakter ve bu karakterin hikâyesini anlatan mükemmel bir senaryo kurgusu. Aslına bakarsanız tüm olayımız Desmond’ın çevresinde dönüyordu. Ancak her oyunda bize Desmond’ın içinde bulunduğu buhranı unutturacak bir kurgu sazı eline alıyordu. Ama Ezio’nun yeri bizde apayrıydı. Oyun boyunca ziyaret ettiğimiz mekânlarda çok farklıydı. Venedik, Floransa, Roma, Canım İstanbul ve Amerika. Ama her oyunda biraz daha günümüze doğru yaklaşan yapım en sonunda serinin ana kurgusu olan entrikanın, intikamın başkenti Fransız Devriminin kanlı mücadelelerinin ortasındaki 18. yüzyıl Paris’ine gidiyoruz.

 
Assassins-Creed-Unity-inceleme1
 

Oyunumuzu heyecanla açtım. Mükemmel bir giriş videosu ile kendimi ilk dakikadan oyuna kaptırdım. Burada videoyu anlatmak isterdim ama gerçekten izlemek ve o anı yaşamak gerek. Yeni bir çağa doğru yelken açma vaktimiz geliyor. Maceranın yeni adresi, Yıl 1789, Paris. Fransız İhtilali, bir zamanlar muhteşem olan şehri terör ve kaosun yer aldığı bir alana dönüştürüyor. Zaman dilimi olarak 1789’lardan itibaren başlıyor. Assassin’s Creed: Unity’nin hikâyesinden bahsetmek gerekirse. Oyunda Arno ismindeki bir suikastçıyı yönetiyoruz. Henüz sekiz yaşındayken suikastçı tarafından babası öldürülen Arno. Bu olaylar üzerine, Tapınakçıların üstadı olan “François De La Serre” tarafından evlat edinilir. Yıllar sonra François De La Serre’de bir Tapınakçı tarafından sinsice öldürülür. François De La Serre’in ölümünden Arno sorumlu tutulmaya çalışılır ve hapishaneye atılır,  Arno bu durumu telafi etmek etmek için Suikastçılara katılır. Eski Assassin’s Creed oyunlarını aksine Tapınakçılar ve Suikastçılar arasındaki mücadele bu son yapımda farklı bir boyut kazanmış. Artık iyi ile kötü keskin çizgilerle ayrılmıyor, kimin insanlık için iyi, kimin kötü adımlar attığını kesin olarak belirtmiyor hikâye. Hatta iki grubun da aynı amacın peşinden gittiği zaman zaman vurgulanıyor, sadece farklı yöntemler uygulayarak bu hedefe gidiyorlar yine bu mesajlara göre.

 
Assassins-Creed-Unity-inceleme2
 

Daha önceki oyunlarda dolaştığımız mekânlar dünyanın da en nadide eserlerini barındıran şehirlerdi. Mükemmel bir mimariye sahip olan Floransa, Roma ve İstanbul’dan sonra geniş ve soğuk düzlükler, karlı ormanlar ve daha tam oluşmamış kasabalar sizleri tatmin etmeyebilir, ancak iki gram genişlik görmek için dam tepelerinde dolaşmaktan da sıkılmaya başlamıştık. Seride şimdiye kadarki en büyük oyun alanının Assassin’s Creed: Unity olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Assassin’s Creed: Unity seriye birçok yenilik getiriyor ve bunlardan ilki ana karakterin oynanış mekaniğindeki değişiklikler olarak göze çarpıyor. Arno’nun sahip olduğu bu özellikler sadece ara videolarda karşımıza çıkmıyor, oynanışa da yön veriyor. Kullandığı silahlardan, dövüş tekniklerine kadar birçok farklılık kazandırıyor. Artık tırmanırken ve koşarken üç farklı şekilde yol alabiliyorsunuz. İsterseniz normal şekilde ilerleyebilir, isterseniz akıcı bir şekilde yukarı çıkarak koşunuza devam edebilir, isterseniz de aynı şekilde seri olarak aşağı inerek yol alabilirsiniz. Artık nasıl hızlı ve seri bir şekilde yukarı çıkabiliyorsanız, aynı hızda da aşağı inebiliyorsunuz.
 

Playstore’a Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz.

 


Yorum Yazın