Max: The Curse of Brotherhood Pc İnceleme

Max’in sihirli kalemi…

Oldum olası platform türü oyunlar ilgimi çekmiştir. Belki de bunun en büyük nedeni her oyun severin olduğu gibi benim de ilk oyun dünyasına girdiğim dönemlerde oldukça yaygın bir tür olmasıydı. Son yıllarda oldukça ender sayıda platform macera türünde yapım piyasaya çıksa da her daim oyun dünyasının en keyifli türlerinin başında gelmektedir. Little Big Planet gibi efsaneleşen yapımların sayesinde dönem dönem parlayan ve kendini hatırlatan platform türünün Journey gibi eğlendirirken sizi mistik yolculuğa çıkartan yorumları da söz konusudur. Ancak bu incelmemizin başrolündeki Max: The Curse of Brotherhood’ın amacı saf eğlence…

Max: The Curse of Brotherhood tema olarak oldukça dikkat çekici bir hikaye ve kurguya sahip. Oyundaki ana karakterimizi olan Max kendi halinde biri iken küçük kardeşi Felix’in yaramazlıkları ile uğraşmaktan iyice sıkılmıştır. Max bir gün “Giggle”da kardeşini ortadan kaldıracak bir “beddua” aratır, bulur ve okumaya başlar, bir anda odada bir ışık belirir, duvardan bir yaratık çıkar ve Felix’i alıp götürür. Max’in o ana kadarki tüm hisleri, o güne kadar fark etmediği “kardeş sevgisi” ile gölgelenir ve oyun başlar. Ancak bu yolculuk sandığımızın çok ötesindedir.
 
Max-The-Curse-of-Brotherhood-Pc-İnceleme1
 
İlginç hikayesini yine ilginç oynanış dinamikleri ile süsleyen yapımın en belirgin özelliği eğlenceyi oyunun merkezine oturtması. Oyunun diğer platform oyunlarından ayrıldığı kısımsa Max’in ünlü Magic Marker’ı, yani sihirli kalemi. Henüz ilk Chapter’da sihirli bir yere geliyoruz ve burada yaşlı bir teyzenin, ruhunu kalemimize aktarmasıyla kalemimiz daha da güçleniyor ve oyun boyunca yeni özellikler kazanıyor kalemimiz.  Kötü lord Mustacho ve uşağı ile başlayan mücadelede iş siz oyunculara düşüyor. Bu oyunda fizik esaslı oyun deneyimi ve bulmacalar ön planda. Yedi ayrı bölümden ve 20 seviyeden oluşan oyun sırasında kamera serbest olarak hareket ediyor. Baştan sona akıcı bir hikaye şeklinde süren oyunda kullanıcıların kalemi kullanarak gerekli hamleleri yapması şart.
 
Max-The-Curse-of-Brotherhood-Pc-İnceleme2
 
Max ilk başta oldukça güçsüz gibi görünse de oyun ilerledikçe sihirli kalem yeteneklerimiz sayesinde kendi kendine yeten ve düşmanları alt eden bir kahramana dönüşüyor.Başlangıçta belirli güçleri özel yerlerde kullandığınız için bulmacalar kolay geliyor, bir toprak sütunu yüksek bir yere erişmek için yükseltmek veya sonraki platforma geçmek için bir sarmaşık çizmek gibi. Ancak bu bulmacalar bile bazen, yarattığım sütunların kısa kalıp Max’in erişebileceği yükseklikte olmadığı gibi nedenlerden dolayı yorucu hale gelebiliyorlar.

Elbette bu tür oyunların genelinde olduğu gibi kontrollere alıştıktan sonra işiniz kolaylaşıyor. Kontroller açısından bazı eksikler var ve sınırlamalarla karşılaşılıyor. Alışma sürecinden sonra oyunu 10 saatte bitirmeniz olası. Başta temel aksiyonlara eğilme, zıplama, koşma izin verilirken ardından kalem devreye giriyor ve bölümler ilerledikçe kalemin güçleri artıyor. Hata yapar ve ölürseniz sınırsız kez başa dönebilirsiniz. Kayıt noktaları yakın olduğundan seviyeleri baştan sona tekrarlamak gerekmiyor.
 
Max-The-Curse-of-Brotherhood-Pc-İnceleme3
 
Max: The Curse of Brotherhood özellikle renkli ve ışıltılı dünyası ile göz kamaştırıyor. Oyunun görsel kalitesi bir hayli başarılı. Bir platform oyununda olması gereken önemli bir özellik olan ışıklandırma ve görsel kalite bu yapımımızda en üst seviyede tutulmuş. Masalsı bir anlatımı olması sebebiyle özellikle ışık efektleri bir hayli kullanılmış ve bunda da başarıya ulaşılmış görünüyor.

Platform oyunlarının geleceği nereye doğru şekillenir bunu tahmin etmek güç. Ancak gerçek olan bir şey varsa o da Max: The Curse of Brotherhood son dönemin başarılı platform oyunlarından biri olmuş.


Yorum Yazın

Connect with Facebook