The Bureau: Xcom Declassified (İnceleme)

Uzaylı Dostlarımızla Geçmişe Dönüş…

Ne uzaylı dostlarımızla ilk kez tanışıyoruz ne de Xcom dünyasına ilk kez adım atıyoruz. Her iki olgunun da çok uzun mazisi var gerek oyun dünyasında gerekse beyazperdede. Ancak yeni bir şey var ki o da geçmiş zamanda bu kadar yoğun bir anlatımla uzaylı dostlarımızı ağırlamamıştık. Evet Xcom serisini yakından takip edenler bilirler ki uzaylılar bu serinin başrol oyuncusudur. Her zaman başımıza ciddi sorunlar çıkaran bu sevimli kardeşlerimizle giriştiğimiz mücadeleler her oyunda farklı bir tat bırakmıştır bizde. Ancak şimdiye kadar gerek oynanış sistemi olarak gerekse kurgu olarak belli bir çizgide ilerleyen seri, The Bureau ile oldukça yenilikçi bir çehreye bürünüyor. Strateji ve aksiyon türleri aynı potada eritiliyor ve yapımcıların hünerli ellerinde yoğrulduktan sonra üzerine Xcom süsü eklenerek servis ediliyor. Bizlere de bu lezzetli karışımın tadına bakmak kalıyor.

Yaklaşık bir ay kadar önce ön incelemesini yayınladığımız The Bureau bizi fazla bekletmedi ve hazır kıta bir şekilde arz-ı endam etti. Daha önceki yazıda belirttiğim ve yukarıda tekrar hatırlattığım gibi Xcom serisi son oyunu ile farklı bir çehreye bürünmüş. Bu durumda elbette ki oyunun kurgusunun yanı sıra yapımcı koltuğunda 2K firmasının bulunmasının etkisi büyük.
 
The-Bureau-Xcom-Declassified-inceleme2
 
Her şeyden önce oyunun hikayesinden başlamakta yarar var. Öncelikle zaman dilimi olarak 1960’lı yıllar tercih edilmiş. O dönemin Amerikasını gerek filmlerden gerekse oyunlardan çok iyi hatırlıyoruz. Ya da bize tanıtılmak istenen haliyle anımsıyoruz. Özellikle mafya filmlerinde kurgulanan vahşi Amerika kurgusu oyunumuzda da tatlı bir tasarımla vurgulanmış. Yapımımızın başrolünde William CARTER isminde başarılı ve meraklı bir CIA ajanı bulunuyor. Kendisinin ve Büronun yapılacaklar listesinin en tepesinde sevimli misafirlerimizi araştırmak ve onlardan gelecek tehditleri bertaraf etmek bulunuyor. Elbette bunu tek başımıza yapmıyoruz. Büyük başarılar ekip işidir…

Oyun hikayesel olarak klasikleşen bir ana konu etrafında şekillenmiş gibi görünse de anlatış ve oynanış bakımından oldukça ilgi çekici yenilikler barındırıyor. Öncelikle sunumun gayet heyecan verici olduğunu belirtmeliyim. Tabi bu aşamada bu heyecanın konu bütünlüğü bakımından yer yer kopmalar yaşadığını da söylemeliyim. Ancak tüm bu durum oyunun görsel dinamizmi tarafından telafi edilebiliyor.
 
The-Bureau-Xcom-Declassified-inceleme4
 
The Bureau az önce de belirttiğim gibi strateji ve aksiyonu harmanlayan bir oynanışa sahip. Her ne kadar oyunda ana bir karakter bulunsa da kendisi daha çok bir ekip lideri gibi hareket etmekte. Uzaylı dostlarımızla girişeceğimiz temaslar genelde büyük mekanlarda gerçekleşiyor. Bu mekanlarda bize düşen görev ise bir maestro gibi ekibimizi çok stratejik hamlelerle yönetmek ve en az kayıp ile görevi tamamlamak. Kayıp konusu önemli çünkü ekibimizde yer alan dostlarımızı geliştirdikten sonra savaş alanında ölüşünü izlemek gerçekten moral bozucu. Kaldı ki bu durum o arkadaşımızla bir daha görüşemeyeceğimiz anlamına da geliyor. Bu nedenle iyi yetişmiş ve karakter olarak üst seviyelere ulaşmış ekip arkadaşlarımızı önce güvenli bir şekilde görev alanına dağıtmakta fayda var. Aksi durumda kim vurduya gidebilirler.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook