The Bureau: Xcom Declassified Ön İnceleme

Yıl 1962…Carter Uzaylılara Karşı…

Oyun severlerin uzaylılarla imtihanı çok eski dönemlere dayanır. Bilim kurgu serisinin vazgeçilmez teması olan uzaylılarla savaş konulu onlarca hatta binlerce oyun ve sinema filmi mevcuttur. Özellikle oyun dünyasında hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu tema her daim popüler olmayı başarmıştır. Bu konuda akla gelen önemli serilerden birisi de kuşkusuz Xcom serisidir. İlk oyunu uzun yıllar önce oyun severlerle buluştuğunda farklı oynanış dinamiği ile merak uyandırmayı başarmıştı. Geçtiğimiz yıl serinin son halkası olan Xcom: Enemy Unknown başarılı oynanış sistemi ve farklı kurgusu ile başta oyun severler olmak üzere editörlerden yüksek notlar almayı başarmıştı. Sıra bazlı strateji türüne farklı bir soluk getiren yapım özellikle saldırı sekanslarında tps kamera sistemine geçmesi ve yavaşlatılmış gösterimleri ile oyunun aksiyonunu arttırmıştı. Aradan geçen zaman zarfında alttan alta bir fısıltı yayılıyordu. Xcom serisini çok farklı bir noktaya taşıyacak yeni bir oyun geliştiriliyordu. Ancak ser verip sır vermeyen yapımcıların baklayı ağızlarından çıkarmaları için uzunca bir süre beklememiz gerekmiş. Karşınızda o merakla beklenen bakla…The Bureau: Xcom Decslassified…
 

 
Öncelikle belirteyim elimizdeki sadece bir ön inceleme sürümü yani hala geliştirilmeye devam edilen bir yapım. Oyunun çıkışına zaten çok az bir süre kaldı bu nedenle sizlere ön inceleme sürümünde karşılaştığım sorunlardan bahsetmek yerine oyunun güzel yönlerini anlatarak ağzınızı sulandırmak istiyorum. Oyunun yapımcı koltuğunu Firaxis Games’ten 2K Marin devralıyor. Hal böyle olunca da oyunun tüm detayları değişiyor.

Her şeyden önce yapımın hikayesine bir göz atalım. Yıl 1962 ve düşmanımız garip uzaylı yaratıklar. Bir nevi mafya serisinin geçtiği dönemlerle yakın gelecek zamanın harmanlanması söz konusu. Kulağa ne kadar garip geliyor farkındayım ancak oyun çıktığında gözlere de çok farklı geleceğini belirtmeliyim. Özellikle karakterlerimizin –ki çoğu fiyakalı takımları üzerlerine çekmiş aynasızlar- görsellikleri ve tasarımları ile uzaylı dostlarımızın eksantrik tasarımları birleştiğinde beyninizde algı kaymaları yaşanabilir. Başrolümüzde Carter isimli özel ajanımız bulunuyor. Kendisi hakkında oluşan ilk algı yetenekli ama kendisinden çok fazla şeyler beklemeye gerek yok. Zaten tüm işi kendisi görmüyor.
 

 
Oyunun en can alıcı yönü elbette ki hikaye ve kurgudan önce oynanış dinamikleri. Kısaca özetlemek gerekirse Xcom Enemy Unknown da görmeye alışık olduğumuz tps tarzı saldırı sekansları yeni oyunumuzun ana oynanışını oluşturuyor. Yani anlayacağınız stratejinin vermiş olduğu izometrik oynanış sisteminin yerini karakterlerimizin ensesinden olayları seyrettiğimiz oynanış sistemi alıyor. Hal böyle olunca da karşımıza çok farklı bir xcom oyunu çıkıyor.

Bir önceki oyunu hatırlayanlar bilirler devasa bir ana komuta merkezinde tüneller açarak ilerliyorduk. Bir yanda kışlamız, bir yanda laboratuarımız, bir yanda uydu sistemimiz bulunuyordu. Yeni oyunumuzda bu komuta merkezinden eser yok. Ancak bazı dinamikler yerinde duruyor. Mesela oyunda tek başına ana karakteri yönetmiyorsunuz yanınızda bulunan ekip arkadaşlarınızı da çatışmanın belli dönemlerinde kontrol altına alıp farklı güçlerde saldırı yapabiliyorsunuz. İşte bu noktada bizleri yavaşlatılmış kamera açısı karşılıyor. Oyun adeta 4x hızında yavaşlıyor ve beliren ekrandan seçeceğimiz hamleye göre ekip elemanımız saldırısını yapıyor. Ancak bu esnada hızlı olmanız şart.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook