The Last Of Us [İnceleme]

Medeniyetin Bittiği Yerde Naughty Dog Başlar…

Oyun dünyasında pek çok köşe taşları mevcuttur. Bir neslin sonuna geldiğimiz şu günlerde mutlu sonun bu kadar sarsıcı bir yapımla biteceğini inanın tahmin edemezdim. Dünya tarihinde çağ açıp çağ kapatan olayların en önemlilerinden biri İstanbul’un fethi ise oyun dünyasında da yeni neslin başlangıcının ilanı The Last Of Us olmuştur. Çünkü eski bir teknolojinin tüm gücünün sonuna kadar kullanılması sonucunda karşımıza çıkan bu şaheserin tüm detayları bizlere “Şimdi herşeyi baştan yazma vaktidir.” dedirtmiştir. “Bu nesil bitti ve noktayı ben koydum” sözünün altında kesinlikle Naughty Dog imzası olmalıdır. Çünkü bunu sonuna kadar hak etti.

 

 
Sony’nin ihtiyar oyuncağı PS3 denildiğinde sayabileceğimiz 5 oyundan biri kesinlikle Uncharted serisidir. Naughty Dog firmasının yarattığı efsane öylesine mükemmeldi ki Sony’nin satış rakamlarını doğrudan etkileme başarısına ulaştı. Konsol aldıran oyunlar listesinin başında yer alan Uncharted serisinin yakaladığı başarının tesadüfi olmadığını üç oyunda da gördük. Ancak biz her şey bitti, bu teknolojinin görebileceği zirve nıkta budur derken Naughty Dog henüz son sözünü söylememiş meğerse. Sinsice alttan alttan planlar içndelermiş. Arada sır veriyorlardı ama asla ser vermiyorlardı. Nasıl bir plandı bu, neyin zorlamasıydı diye düşündüğümüz bir zamanda bombayı patlatmışlardı. Bu sefer tamamen farklı bir konuya odaklanıyorlardı. “Hayatta kalma” temalı bir oyun.

Oyun severler hayatta kalma temalı oyunlar denildiğinde geçmişte bu türün zirve noktalarını belirlemiş bir çok oyun hatırlıyorlardı. Oyun dünyasında defalarca işlenmiş, muhteşem eserler ortaya konulmuş bir türdü. Ancak Naughty Dog çalışanları bir kez de bizim sazımızdan bu şarkıyı dinleyin demek istemiş olacaklar ki karşımıza The Last Of Us sanat eserini çıkardılar. Ne de iyi ettiler…
 

 
The Last Of Us hikâye olarak günümüzden çok uzak bir zaman diliminde geçmiyor. İnsanlık farklı bir mantar türünün saldırısı altınadır. Bu mantar türü sporlar yoluyla hızlıca çoğalmakta ve her geçen gün etkilediği insan sayısı artmaktadır. Bu mantardan etkilenen insanlar ise kelimenin tam anlamıyla insanlığından çıkmaktadır. Önce agresifleşme ile başlayan bu etkiler zaman geçtikçe bilinçsiz hareket eden yaratıklara dönüşmeye doğru ilerliyor. Yaratıklar sağlıklı insanları ısırdığında ise kartopu etkisiyle bu salgın yayılmaktadır. Hikâyenin alt yapısını bu kurgu oluşturmakla birlikte olaylar ise bu sağından yirmi yıl sonrasında geçmektedir. İnsanlık karantina altındadır ve kurtarılmış bölgeler oldukça az durumdadır. Çare ise Drogba da değil Joel ve Ellie’de dir…
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook