Star Trek Oyun İnceleme

Kaptanın Seyir Defteri Açılıyor…

Açıkçası benim çocukluğumda tek kanallı dönemin sonlarına doğru en beğendiğim bilim kurgu serüveni Uzay Yolu serisi ve Kara Şimşek dizileriydi. Yaşı yirmi beşin üzerinde olan birçok oyun sever de eminim benimle aynı düşünceyi paylaşıyordur. O dönemde olağan üstü bir kurgu ve görsel efektle hazırlanan Uzay Yolu serisi, fenomen olmuş replikleri ve bir çok yapımın ufkunu açan yapısı ile adını görsel sanatlara altın harflerle yazdırıyordu. Kaptan Kirk, Mister Spock, Atılgan, ilgi çekici mürettebat, Kaptanın seyir defteri, Işınlanma Ünitesi. Tüm bu kavramlar bir anda dünyamıza girmişti. Hatta birçok Türk bilim kurgu filmi denemesinin de ilham kaynağı olmuştu. Uzun zamandan sonra Uzay Yolu efsanesi dahi yapımcı J.J. Abrams’ın mutfağından geçerek yeniden yorumlanmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki aylarda beyazperde ile buluşacak olan yapımdan önce dijital oyun dünyasındaki gösteriye davetliyiz.

Çok büyük etki yapmış bir yapımı oyun dünyasına entegre etmek oldukça zor bir iştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri de yıllarca yapılan başarısız uyarlamaların bilinç altında yarattığı etkidir. Neredeyse Batman serisi haricinde elle tutulur kalitede bir uyarlama akıllara gelmiyor. Genele durum böyle olunca da her uyarlama yapıma ön yargı ile yaklaşıyorum. Açıkçası Star Trek: The Game için de aynı duygularla başladım. Ancak oyunun yapımcı koltuğunda Digital Extremes, yayıncılığında ise Namco Bandai Games isimlerinin olması biraz da olsa umut vermişti. Ancak sonunun hayal kırıklığı olmasından da korkmuyor değildim.

 
startrek_inceleme1
 
Anlayacağınız karmaşık duygular içerisinde başladım Star Trek: The Game’e, oyunun hemen başında bizleri karşılayan Atılgan gemimizin kaptan köşkü, beni bir anda çocukluğuma götürdü. “Kaptanın Seyir Defteri” diyerek başlayan Uzay Yolu efsanesinde en ilgi ile takip ettiğin anlardı uzay gemisindeki anlar. Mürettebatın garip garip meşgaleleri, Kaptan Kirk’ün telaşlı koşuşturmaları, ansızın çıkan sorunlar. Uzay Yolunu Uzay Yolu yapan her şey bu karede gizliydi. Oyunda da ana seçim ekranının bu bölüme konulması gayet yerinde bir tercih olmuş.

Uzay Yolu serüvenimize başlamadan önce oyunu ne şekilde oynayacağımıza karar vermemiz gerekiyor. Tek kişilik senaryo mu, çift kişilik offline oynanış mı yoksa online oynanış mı. Bu seçimi yaptıktan sonra da karşımıza hangi karakterle oynamak istiyorsak onu seçeceğimiz bölüm geliyor. İster Kaptan Kirk ile serüveni yaşıyoruz istersek de Spock ile.
 
startrek_inceleme2
 
Tüm bu seçimlerin ardından hikayemize başlıyoruz. Hikayemiz Vulcanlar adlı bir topluluğun başına gelen felaketi def etmemiz görevi üzerine kurulu. Bu felaketin odak noktasında ise Gorn adındaki yaratıklar bulunuyor. Bu yaratıklar serinin eski müdavimlerinin gayet yakından tanıdığı ve çok can yakan yaratıklar olduğunu belirtmeliyim. Hikayemiz genel olarak bu çerçevede kurulmuş olsa da hikayenin sunumu açısından belli sıkıntılar göze çarpıyor. Öncelikle hikayenin anlatımı konusunda sorun göze hemen çarpıyor. Bir anda çatışmanın içinde kaldığımız bir anda oyuna başlıyoruz ve neden bu noktalara geldiğimiz karmaşık ve soyut bir şekilde anlatılıyor.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook