Metro Last Light Oyun İnceleme

Kaos Derinlerden Gelirken…

Kıyamet senaryoları üzerine bir çok kitap, senaryo ve film kurgulanmıştır elbette. Ancak çoğunluğunda felaket Amerika’yı vurur ya da Amerika’lılar bir şekilde bu felakete karşı bir çözüm yolu bulur. Yıllardır aynı pilavı yemekten bıkmıştık. Neyse ki imdadımıza Dmitry Glukhovsky (soy ismi gerçekten çok zor) çıkmıştı. Rus asıllı bilim kurgu yazarı olan Dmitry bizlere felaketin her zaman Amerika üzerinden ilerlemeyebileceğini göstermişti. 2010 yılında bizlerle buluşan ve aynı adı taşıyan romanından uyarlanan Metro 2033 oyununda, Rusya üzerinden ilerleyen bir felaket senaryosuna tanıklık ediyorduk. Hikayemiz Rusya’nın geniş topraklarından ziyade felaket sonrasında yer altına sığınan insanların karanlık dehlizlerdeki ölüm kalım mücadelesini konu alıyordu. Yayınlandığı dönemde en başarılı fps oyunlarından biri olan ve yıllarca görsel kalitesi ile kendinden söz ettiren Metro efsanesi tekrar bizlerle buluşuyor. Ancak bu sefer ölüm çok daha yakında…
 

Metro-Last-Light-inceleme1
 
Metro Last Light hikaye olarak Metro 2033’ün bir yıl sonrasında geçiyor. Oyunun senaryosunun odak noktasında yine metro, hayatta kalma, mutasyonlu yaratıklar ve bolca korku bulunuyor. Bir önceki oyunun senaryosunun vermiş olduğu farklı sonlanma avantajını iyi kullanan yapımlar bu sonlardan birini hikayenin merkezine koymuş ve yeni yapımında başlangıcını bu tercih oluşturmuş. Bir önceki oyunun sonlarından birini söylemek istemediğimden, bu oyunumuzun başlangıcını da teğet geçiyorum. Zaten nasıl bir psikopat dünyanın bizleri beklediğini az buçuk tahmin edebiliyorsunuzdur. Bir yandan ne idüğü belirsiz garip ve ölümcül yaratıklar, diğer yandan yer altının karanlık çeteleri (ki en büyük risk de burada yatıyor) tüm bu düşman çeşitliliği başınızı fazlasıyla ağrıtmaya hazırlanıyor.

Oyunun genel yapısı aşırı derecede aksiyon bünyesinde barındırsa da bir açıdan da aşırı derecede gizliliğe önem vermemiz gerekiyor. Çünkü tehlikenin nereden geleceğini kestirmek çok zor. Metro tünellerinde ilerlerken en çok dikkat etmeniz gereken şey dikkat çekmemek oluyor. Yeryüzüne çıktığınızda ise böyle bir derdiniz kalmıyor. Çünkü garip yaratıklarımız var güçleri ile saldırırken sizi anında fark ediyorlar (herhalde kokunuzu alıyorlar). Bu noktada biraz oyunun yapay zeka konusundaki sorunu da göze batıyor. Oyundaki yaratıklarımız yapay zeka bakımından insan düşmanlarımızdan çok daha akıllılar. En azından yanlarına kadar sokulduğumuzda bizi fark etmemezlik yapmıyorlar. Direk dalıyorlar diyebilirim.
 
Metro-Last-Light-inceleme2
 
Metro: Last Light katıksız bir aksiyon sunuyor bizlere ancak bunu yaparken serinin ve kurgunun merkezinde yer alan korku ve tedirginlik temasını oldukça iyi dozlarda hissettiriyor. Zaten korku unsuru Metro serisinin olmazsa olmazıdır. Ne kadar Last Light’da bu oarn aksiyon yönüne biraz kaymış olsa da hala hatırı sayılır bir miktarda korku bizleri bekliyor. Zaten bazı yaratıkların sadece tasarımları bile korkutmaya yetiyor. Bunun yanında bir de aşırı hızlı bir şekilde bizlere saldırdıklarını hesaba katarsak…

Düşman kanadında bu meziyetler var da bizde neler var peki. Öncelikle daha önceki oyunda olmayan oyunu kolaylaştırıcı unsurların yanı sıra oynanışa etki eden yenilikler de mevcut. Misal daha önce pek ihtiyacını duymadığımız bıçaklarımıza yeni oyunda oldukça önemli bir yenilik yaratıyor. Özellikle uzak mesafede bulunan ve henüz bizi keşfetmemiş olan bir düşmanı sessizce indirebiliyoruz. Bunun yanı sıra bir takım gizlilik açısından önem taşıyan ekipmanlarımızda var artık. Benim en çok işime yarayan yeni ekipman ise saatimiz oldu. Bizim görünüp görünmediğimiz bilgisini veren bu akıllı saat sayesinde düşmana sinsice yaklaşmak mümkün.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook