XCOM: Enemy Unknown Oyun İnceleme

Uzaylıları Haklama Zamanı Geldi…

Aslında Xcom: Enemy Unknown, bundan 18 yıl önce başlayan Xcom serüveninin son halkası. Hatta o dönemi hatırlayan benim gibi dinozor oyuncular oyunu Ufo: Enemy Unknown olarak hatırlarlar. Oyun dünyası ile buluştuğu o dönemlerde getirmiş olduğu devrimsel yeniliklerle taraflı tarafsız herkesin hayranlığını kazanmıştı. Bu devrimin neler olduğunu ve taraf olmanın ne demek olduğunu incelemenin devamında açıklayacağım. Aradan geçen onca sene içinde seriye dönüşen ve birbirinden başarılı yapımlarla bizlerle buluşan Xcom serüveni, yapımcıların uzun süren suskunluğuna son vereceğini açıkladığında serinin eski müdavimleri gibi ben de “bu nesilde bu geri dönüş nasıl olacak” diye düşünmeye başlamıştım. Bildiğiniz gibi artık yeni neslin etkisi altındayız. Konsol platformu adeta oyun dünyasının dümenini elinde bulunduruyor. Bu nedenle nerdeyse strateji türü yok olmak üzere. Sonuçta Xcom serisi de strateji tabanlı ve tur bazlı bir oynanışa sahipken yapımcıların nasıl bir risk altına girdiğini kafaya takmıştım. Tüm bu buhranlar içinde Xcom:Enemy Unkown’a başladım ve bitirdim. Peki sonuç ne mi oldu. Cevabı yazının sonunda…

Evvela inceleme yazısı yazmada bu kadar geç kaldığım için özür diliyor ve hemen incelemeye geçiyorum. Yukarıda belirttiğim devrimi ve taraf olmayı açıklayarak başlayalım. Öncelikle Xcom serisi ilk başladığı dönemlerde strateji ve tur bazlı oyunlar revaçtaydı (Yani bugünün tam tersi) Ancak o dönemlerde de neredeyse her oyun birbirine benziyordu. Özellikle neredeyse her oyunda yer alan tur bazlı oynanış o kadar iğreti gelmeye başlamıştı ki bu sistemden nefret eden bir güruh oluşmuştu. İşte Xcom’ın yapmış olduğu devrim, tur bazlı oynanış sisteminden nefret eden çoğunluğun bile hayranlığını kazanmaktı. Bunu ise sahip olduğu -yeni oyunda da biraz törpülenmiş olsa da- oynanış sistemine borçluydu. Xcom serisi tam anlamıyla stratejik hamleler yaptığınız bir savaş arenasının komutanlığını sunuyordu bizlere.
 

 
Serinin eski oyunlarını hayranlıkla oynayan oyun severler, oyunun sahip olduğu oynanış dinamiklerine, o zamanlar için muazzam olan görsel detay derinliklerine vurulmuşlardı. Peki yeni oyunumuz yeni neslin oyuncularını da can evinden vurabilecek başarıya ulaşabilecek miydi? İşte oyunun tüm sırrı da burada yer alıyor. Yapımcılar seriyi öyle güzel rötuşlamışlar ki adeta hem eski hayranlarının özlemini dindirmişler hem de yeni neslin isteklerini karşılamışlar. Konsolda tur bazlı strateji oyunu anca bu şekilde olabilir dedirtecek bir yapım bizlere sunmuşlar. İşte o yapımın derinliklerine biraz daha inelim ve xcom evreninin sürprizleri ile tanışalım.

Xcom kavramı aslına bakarsanız şimdinin Nato gücüne benzetilebilir. Tıpkı Nato gibi üye ülkelerin finanse ettiği bir oluşumdan bahsediyoruz. Amacı da üye ülkelere karşı oluşabilecek uzaylı istilalarını bertaraf etmek. Ancak bu oluşumun ufak farklılıkları var. Mesela xcom karargahı sadece askeri bir üs değil. Kendimize ait bir laboratuarımız, askeri kışlamız, şantiyemiz ve uçak pistlerimiz var. Tüm bunları bir arada düşündüğümüzde aslına bakarsınız gizli bir taarruz timinden çok öte bir oluşumdan bahsediyoruz. Oyuna ilk girişte bizi karşılayan öğrenme görevinde tüm bu detaylar çok daha netleşiyor ve içinde bulunduğumuz oluşumu çok daha iyi kavrıyoruz.
 

 
Xcom serisinin ne demek olduğunu en iyi sahaya çıktığımızda anlıyoruz. Askerlerimizin görev bölgesine yaptığı çıkarma ile oyun başlıyor ve nerede oldukları belli olmayan düşmanlarımızı avlama merasimi başlıyor. Bu aşamada xcom’ın efsaneleşen oynanış dinamikleri de kendini gösteriyor. Her görevde belli sayıda askeri yönetebiliyoruz. İlk başlarda yönetebildiğimiz asker sayısı kısıtlı iken gelişim gösterdikçe göreve gönderebileceğimiz asker sayısı da artıyor. Tabi bununla orantılı olarak da görevlerin zorluğu ve uzaylıların nitelikleri de artıyor. İzometrik bir açıdan gördüğümüz haritamızın belli bir bölgesine iniş yapan askerlerimizi sıra ile kontrol ediyoruz. Her asker bir turda iki hamle yapabiliyor. Dilerseniz bu iki hamleyi ilerleme üzerine kurabilir dilerseniz de bir hamle ilerleme bir hamle saldırı yapabilirsiniz. Askerlerimiz görevlerin başında haritanın neresinde düşman olduğunu bilmediği için ve haritayı ilerleyerek açabildiğimiz için Xcom Enemy Unknown’da gizlilik ve siper alma çok çok önemli konumda. Her askerin ilerleyebileceği mesafe mavi ve sarı bölgelerle belirtiliyor. Her adımınız bir kareyi temsil edecek şekilde harita üzerinde hamle yapabileceğiniz bölgeler belirtiliyor. Böylelikle aniden sizi görebilecek uzaylılara karşı korunma imkanınız bulunuyor. Ancak haritayı bir anda açayım, hurra ileri doğru gideyim derseniz sonunuz hüsran olabilir. Zaten bunu çok iyi anlamanız için öğretici görevde iki askerinizi kaybediyorsunuz.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook