Medal Of Honor: Warfighter Oyun İnceleme

Savaş Kaldığı Yerden Devam Ediyor…

Günümüzde fps türündeki savaş oyunları adeta iki cepheye ayrılmış durumda. Bir yanda Electronic Arts’ın en büyük kozu olan Battlefield cephesi, diğer yanda ise Activision’ın göz bebeği olan Call Of Duty cephesi. Neredeyse her yıl bu serilere yeni oyunların eklenmesi ile rekabet kızıştırılmaya çalışılıyor. Oyuncular da adeta savaş oyunlarında olduğu gibi cephelere ayrılmış durumdalar. Forumlarda ve sosyal medyada taraflar sözlü bir savaşın içine girmişler gibi. Tabi bu durum en çok yapımcıları sevindiriyor. İşin fanatiklik düzeyine gelmesi en çok onların işine geliyor. Bu iki kutuplu cephede Electronic Arts cephesinin ara sıra aklına geldiği Medal Of Honor serisi kendine özgü hikâyesi ile her zaman kemikleşmiş bir oyuncu kitlesine ulaşmayı başarmıştır. En son iki yıl önce bizlerle buluşan MOH oyunundan sonra Warfighter ile ilgili ilk söylentiler gelmeye başladığında ilk aklıma gelen soru “Acaba her yönüyle defalarca anlatılan bu savaş hikâyelerinde değinmedikleri ne kalmıştı” oldu. Yapımcı çevresinden gelen açıklamalar tam da bu soruya iddialı birer cevap niteliğindeydi. “Savaşın askerlerin gözünden duygusal bir anlatımı olacak.” Bu kadar iddialı bir söyle olunca bize de bakalım savaşın askerlerin gözünden yansıması nasılmış incelemek düştü.
 

 
Açıkçası yapımcılar bu kadar iddialı bir söylemle yola çıkınca beklentiler de bir o kadar yükseldi. Fikir çok ilgi çekiciydi. Başarılı bir senaryo ile mükemmel bir kurgu yapılabilirdi. Ancak ilk inceleme puanları gelince ve bu incelemelerin senaryo ile ilgili yorumlarına bakılınca tüm bu iddialı söylemlerin pazarlama hilesi olduğunu anladık. Medal Of Honor Warfighter (bundan sonra kısaca Warfighter denilecek) özünde yatan ana kurgu olarak savaş arenasının başrol oyuncularının hayat hikâyelerini konu almış. Ancak böyle bir kurgu da ister istemez taraflı bir anlatıma neden olmuş. Zaten bu nedenden dolayı oyun çıktığında siyasi birçok sansasyona neden oldu. Anlatımın aşırı propaganda olduğu, yapılanın savaşın tek taraflı anlatımı olduğu yönünde ve daha farklı birçok eleştiri getirildi. Bunların elbette ki haklılık payları var. Ama biz oyun olarak baktığımızda anlatılmak istenen hikâye her ne olursa olsun anlatımdaki kopukluklar nedeniyle başarıya ulaşamadığını görüyoruz.
 

 
Hikâye olarak anlatımdaki kopukluklar nedeniyle neyin ne olduğunu kavramamızda zorluklar yaşatan Warfighter, sahaya indiğinde ve en iyi işi yapmaya başladığında işi kotarmayı başarıyor. Yani oynanış ve teknik detaylar bakımından incelemelerde aldığı düşük puanlardan fazlasını hak ediyor. Sonuçta fps türündeki bir oyun sadece hikâyesi bakımından değerlendirilmeli. Sonuçta bir rpg oyunu oynamıyoruz. Elbette bu demek değildir ki hiçbir şey anlatmadan bodoslama savaşa girelim. Ama derin bir hikâyeye de gerek yok. Warfighter özelinden bakıldığında yapılan hatanın hikâye açısından mükemmel bir yapım geliyor beklentisini yaratıp en çok bu konuda çuvallaması oldu.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook