Türkiye’den Farklı Bir Oyun Stüdyosu, Dünyanın Her Köşesinden Oyuncularını Bekliyor!

Nowhere Studios Dünyaya sesini Duyurmaya Hazır

Dünya standartlarında bağımsız bir oyun geliştiricisi olan ve bundan bir yıl önce kurulan Nowhere Studios, artık kapılarını Dünyanın her köşesinden oyuncuya açmaya hazır.

Türkiye’de ilk ve tek olan Monochroma isimli üç boyutlu puzzle platform oyunun yaratıcısı olan Nowhere Studios, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bu oyun tarzına getirebileceği yeniliklerle ön plana çıkmayı hedefliyor. Nowhere Studios’un bu cesur oyun projesi Tübitak tarafından da destek kapsamına alınmış durumda. Oyunun oynanabilir demosu önümüzdeki ay yayınlanacak ve San Francisco’da düzenlenen ‘Independent Games Festivali’ne (Bağımsız Oyunlar Festivali) katılacak. IGF olarak adlandırılan bu festival, “bağımsız oyunların Oscar’ı” olarak da biliniyor. Monochroma bu festivalden ödül alırsa bu bir Türk oyun firması için dünyada ilk olacak.

Modern Tekniklerle Karanlık Hikâyeler Anlatmak!

Nowhere Studios’un üç boyutlu olarak geliştirdiği Monochroma (tek renk/renksiz) isimli oyunda hiçbir yazı ya da diyalog bulunmuyor. Tüm oyun siyah beyaz bir atmosferde geçiyor. Sadece belirli duyguları ifade edebilmek için yer yer kırmızı renk kullanılıyor. Hiçbir özel gücü ya da silahı olmayan bir çocuğun ve ondan daha güçsüz durumda olan kardeşinin hikâyesinin anlatıldığı Monochroma’da olaylar bir karavan mahallesinde başlıyor. Başlarına gelen olaylar bu iki kardeşi karavan mahallesinden çıkarıp ürkütücü ve tekinsiz yerlere doğru sürüklüyor. Hikâye 1950’lerin dünyasını andırsa da alternatif bir zaman çizgisinde geçiyor. Endüstriyel sanayi dumanı ile kirletilmiş bir atmosferde robotlar kol geziyor. Oyunun her aşamasında kendimizi çok büyük olayların içinde bularak aslında bu dünyada neler döndüğünü yavaş yavaş keşfediyoruz. Monochroma çağımızda kirlenen saf insan figürünün kirlenmemiş halini güçsüz bir çocuk olarak betimliyor.

 

 

Monochroma’nın müziklerini yurtdışında da tanınan ve ödüller almış folk rock müzik grubu Gevende hazırlıyor.  İzmir Uluslarası Film Festivali’nde, İstanbul Animasyon Festivali’nde ve Altın Koza’da ‘En İyi Animasyon’ ödüllü, yurt içi ve yurt dışında sayısız ödül sahibi Denizcan Yüzgül oyunun tasarımlarına yardımcı oluyor.  Ses tasarımıysa Alpan Aytekin’e ait. Tüm oyunun yapımında  saydığımız bu önemli ve işinin ehli insanlar dışında 12 kişilik profesyonel bir ekip itinayla çalışıyor.

Oyun bir sanat formudur!

Nowhere Studios’a göre oyunların amacı yalnızca eğlendirmek değil. Bunun yerine “Oyun bir sanat formudur, insanlara anlattığı ve hissettirdiği şeyler önemlidir” tezini savunuyor. Monochroma’nın  “çaresizlik ve yalnızlık” hisleriyle yoğrulmuş, “tüketim toplumu” üzerine modern bir masal olduğunu ifade eden Nowhere Studios, hikâye olarak sanayileşmeye ve kapitalizme yalın bir eleştiri getirdiğini düşünüyor. Yaratıcıları Monochroma’nın Oz Büyücüsü, Pinokyo, Sihirli Fasulye gibi masallara göndermeler yaptığını ve kendi hikâyesini anlatırken başka hikâyelerden güç aldığını ifade ediyorlar. Oyunun kahramanı olan güçsüz çocuğun kötü ve karanlık bir şirketle savaşı; modern insanın birey olarak yaşadığı sistemle olan mücadelesini simgeliyor ya da özet olarak günümüz insanının sisteme karşı olan duruşunu vurguluyor.  Monochroma önümüzdeki aylarda Kickstarter’da tanıtımını yapacak. Projenin kickstarter.com’dan beklentisiyse yaklaşık 50.000$.

Hayallerden ve gerçeklerden uzaklarda

Nowhere Studios’un sloganı “Too far from imagination, Too far from reality” Yani hayallerden de gerçeklerden de çok uzaklarda.

 

BASIN BÜLTENİ


Yorum Yazın

Connect with Facebook