Spec Ops: The Line İnceleme

Dubai’yi Böyle Mi Görecektik…

Son yılların gözde tatil beldesi hiç şüphe yok ki Birleşik Arap Emirliklerinin göz bebeği olan Dubai’dir. Devasa gökdelenler, uçsuz bucaksız kumsal, yedi yıldızlı oteller ve dahası. Bir an için gözlerinizi kapatın ve bu dünya harikası bölgenin kıyamet şehre dönüştüğünü düşünün. İşte Spec Ops The Line (bundan sonra SOTL olarak anılacaktır) yapımcıları da bu sıcak yaz günlerinde Dubai’de tatil yapmaktansa Dubai’yi birbirine katmayı hayal etmiş olacaklar ki karşımıza böylesine bir yapım sunmuşlar. Aslına bakarlarsa çokta iyi etmişler. Açıkçası yıllarca hep aynı şehirlerde geçen savaş oyunlarından sıkılmıştık. Peki mekan olarak farklılık taşıyan SOTL diğer yönleriyle de bizleri etkileyebiliyor mu?
 

 
Oyunun geliştirici koltuğunda birden çok yapımcı bulunuyor. Senaryo modunu Yager Development, multiplayer modunu ise Darkside Stüdyoları geliştirmiş. Oyunun dağıtıcılığını ise 2K Games üstlenmiş. Öncelikle senaryo modundan bahsetmek gerekirse, oyun daha ilk açılışta sizi aksiyonun kucağına bırakıyor. Bir helikopterin koltuğunda, ellerimizin arasında ağır makineli ve kulağımıza verilen helikopterleri indir komutu. Hal böyle olunca da başlıyoruz etrafı toza dumana katmaya. Bu aksiyon girişinde kullanılan gerçekçi patlama ve mermi etkileri nasıl bir yapımın bizleri beklediğini de gösteriyor. Ardı ardına gelen helikopterlere ateş ederken arada plazaların camlarını, kolonlarını patlatıyoruz. Açıkçası bir anda yoğun çatışmanın içine girince acaba tek düze ilerleyen bir tps mi beni bekliyor diye düşünmeye başlamıştım. Ancak bunun böyle olmayacağını anlamam çok uzun sürmedi.
 

 
Oyunda Delta takım kaptanı Martin Walker’ı kontrol ediyoruz. Ekibimiz biz dahil üç kişiden oluşuyor. Lugo ve Adams isimlerindeki askerlerin komutanı olarak başlıyoruz Dubai’yi bu hale neyin getirdiğini araştırmaya. Hikaye olarak sık sık ara sahneler ile bilgilendirme yapılıyor. İlk başlarda tüm olan bitenden yerel istilacıların sorumlu olduğu hissine kapılıyoruz. Çünkü bize karşı ilk direniş bunlardan geliyor. Ancak oyun ilerledikçe işin aslının çok farklı olduğu ortaya çıkmaya başlıyor ama tabi ki bundan bahsetmeyeceğim. Takım olarak ilerleme demişken oyunda yer alan takım stratejilerinden bahsetmek gerek. Çok yoğun strateji sakın beklemeyin. Yanımızdaki askerlere verdiğimiz komutlar kısıtlı. Sessizce ilerlediğimiz anlarda pusuda beklerken işaretlediğimiz düşmanları öldür emri verebiliyoruz. Bunun yanında belli bir bölgeye bombalı saldırı düzenleme emri verebiliyoruz. Takım stratejisi bakımından çok bir seçenek sunulmasa da ilerleyiş bakımından ekip arkadaşlarımızın oldukça etkili oldukları bir gerçek.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook