Yakuza Dead Souls Oyun İnceleme

Gangsterlerin Zombilerle İmtihanı…

Açıkçası meşhur Japon gangster serisi Yakuza dünyasının zombilerin istilasına uğrayacağını rüyamda görsem, herhalde resident evil serisinin nereye gittiğini fazla kafaya takmışım derdim. Ama benim hayalini bile kuramadığım bu kurguyu Sega yeni Yakuza oyunu ile bizlere sunuyor. O afili Japon gangsterlerimiz bu kez zombilerle imtihan oluyor. Her zaman kendine has bir oyuncu kitlesine sahip olan Yakuza dünyasına zombilerin konuk olması nasıl bir etki yapıyor gelin beraber göz atalım…

Öncelikle bu ilgi çekici hikayemizin nasıl şekillendiğine bir bakalım. Her şey, serinin hayranlarının yakından tanıdığı ve oyunun ana karakterlerinden olan Shun Akiyama’nın Sky Finance ofisindeki asistanı Hana’nın bizimle şehir merkezinde buluşması ile başlıyor. Burada bize bir salgından bahseden Hana ile ilerlerken bir binada meydana gelen çatışma sonunda camdan aşağı uçan birinin zombiye dönüşmesi ile hikayemiz şekilleniyor.
 

 
Oynanış ile ilgili olarak daha ilk başta göze çarpan şey, klasik Yakuza serisinden aşina olduğumuz uzun diyaloglar. Oyunun hikayesini derinlemesine (hatta gereğinden uzun olarak) anlatmaya çalışan bu diyalog sistemi günümüz oyunlarının yapısı ile karşılaştırıldığında aslında oldukça demode kalıyor. Ancak bir Yakuza oyununu irdeliyorsak, kriterimiz bir diğer Yakuza oyunu olmalı. Dolayısıyla kalkıp da Yakuza Dead Souls’u bir Skyrim ile kıyaslamamak gerekir. Sonuçta bir Japon kültürünün yansıması olan serinin kendine özgü bir çizgisi bulunmakta. Bu nedenle bazı yabancı oyun sitelerinden aldığı düşük puanların oyuna kesinlikle haksızlık olacağını düşünmekteyim. Neyse, belki en sonda yapacağım değerlendirmeyi incelemenin ortasında yapmış oldum ama bunu da belirtmeden geçemezdim. Oynanış ile devam edecek olursak, oyun ilk zombi ile karşılaşmamızda bize kısa bir training modu sunuyor. Çabucak geçilen bu modun ardından Yakuza oyunlarının vazgeçilmez bölümlerinden biri olan oyun içi mini oyunlara giriş yapabiliyorsunuz. Özellikle atari salonu tarzındaki bir mekana girip saatlerce oyun oynayabiliyorsunuz. Tüm bu oyunları da hesaba katarsak oyunun oynanış süresi 100 saatin üzerine çıkabiliyor.
 

 
Oyunda neredeyse etrafta bulunan tüm objeler ile etkileşime girebiliyorsunuz. Özellikle ilerledikçe artan zombi saldırılarına karşı yerden bir kanepeyi kaldırıp üzerlerine fırlatmak, oyunun fantastik yapısı içinde sıradan bir hareket haline dönüşüyor. Zombilerin gelişimi de takdire şayan. İlk başta normal bildiğimiz zombiler ile uğraşırken ilerleyen bölümlerde zombilerin adeta hormonlu hale geldiklerine şahit oluyorsunuz. İşte burada işin içine yetenek sistemi giriyor. Oyun boyunca elde ettiğiniz deneyim puanları sayesinde farklı yetenekleri aktif edebiliyorsunuz. Bu sayede zombilerle daha rahat mücadele edebiliyorsunuz. Yalnız şunu da belirtmeliyim, daha ilk zombiden itibaren oldukça zor ölen zombiler ile mücadele edeceğinizi anlıyorsunuz. Ayrıca çoğu zombi oyununa nazaran gerçekten hızlı hareket eden bir zombi topluluğu söz konusu. Bu nedenle yer yer binalara kaçarak avantajlı pozisyon almanız gerekiyor.
 


Yorum Yazın

Connect with Facebook