Diablo 3 Beta İnceleme

Sanctuary Evreni Sizi Çağırıyor…

Uzuun zaman önceydi. Blizzard adında bir firma Diablo adında bir oyun geliştirmişti. Takvimler 1996 yılını gösteriyordu. O zamanlar oyun dünyasında Warcraft rüzgarı esiyordu. Gerçek zamanlı strateji oyunu olan Warcraft’ın ardından RPG türünde piyasaya sunulan Diablo’nun nasıl bir etki yaratacağı merak ediliyordu. Ama Blizzard çok iyi bir işe daha imza atmıştı. Diablo ismi kısa bir zamanda fenomen haline gelmişti. Tüm dünyada satış rekorları kırıyordu. Bu durum Diablo 2’nin çıkmasını da zorunlu hale getirmişti. Ve nitekim Blizzard Diablo 2’yi ilk oyundan 4 yıl sonra yani 2000 yılında piyasaya sürdü. İlk oyunun elde ettiği başarıyı devam ettirip ettiremeyeceği merakla beklenen Diablo 2, tüm beklentileri mükemmel bir şekilde karşıladı. Seri inanılmaz bir başarıya ulaşmıştı, herkes Blizzard’dan üçüncü oyunu duyurmasını bekliyordu. Takvimler 2004 yılını gösterdiğinde beklentiler artmıştı. Sonuçta iki oyun arasından dört yıl geçmişti ve her dört yılda bir Diablo oyunu çıkıyor söylentisi yayılmıştı. Ancak Blizzard’dan ses seda çıkmıyordu. Diablo 3’ün duyurulması ikinci oyundan tam 8 yıl sonra oldu. 2008 yılında resmi duyurusu yapılan Diablo 3’ün çıkışı için hazırlık yapan oyun severler, uzun bekleyişin sonuna gelmiş bulunuyorlar. İkinci oyundan tam 12 yıl sonra Diablo 3 bizlerle buluşmak için gün sayıyor..Tabi onlarca kez oyunu erteleyen Blizzard bir eşek şakası yapmazsa…Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde oyunun beta süreci başlamıştı, bizlerde bu beta sürecini sizler için değerlendirdik.
 

 
Diablo 2 ile Diablo 3 arası o kadar uzun sürdü ki ben de seriyi unutanlar ve yeni tanışanlar (nerdeyse bir jenerasyon gelişti bu arada) için Diablo’nun tarihsel sürecini biraz uzun anlatmak sorunda kaldım. Kusura bakmayın:) Uzun tarihsel süreci kadar olmasa da birazcık Diablo’nun hikayesinden bahsetmek istiyorum. Diablo oyunu Sanctuary adında bir evrende geçiyor (evrenin adından zaten bir sıkıntı çıkacağı belli) zaman dilimi olarak orta çağ evreni diyebilirim. Oyunda bu dünyada yaşayan bir kahramanı yönetiyoruz. Diablo cennet ve cehennem arasında meydana gelen savaşın Tristram adındaki bir kasabaya olan etkilerini anlatıyor. Bu kasabada yaşayan kahramanımızın bir takım mistik güçleri de bulunmakta. İlk Diablo oyununu hatırlayan oyuncuların bildiği gibi oyun aslında aksiyon öğeleri barındıran Hack&Slash (Vur-Kır-Parçala diye Türkçeleştirebilirim) türünde ilerleyen bir RPG oyunu. Bu oynanış sistemi Diablo 3’de de aynen korunuyor. Oyunun açılış ekranında bizden karakterimizin sınıfını belirlememiz isteniliyor. Burada bizi Barbarian, Demon Hunter, Monk, Witch Doctor ve Wizard türlerinde 5 farklı sınıf karşılıyor. İsimlerinden de anlaşılacağı gibi her sınıfın kendine özgü özellikleri bulunmakta.
 

 

Diablo 3’ün hikayesi aslında ikinci oyunun 20 yıl sonrasına götürüyor bizleri. İkinci oyunda çıkın büyük savaştan sonra koruyucu güç olan Worldstone kırılmıştır. Bu durum üçüncü oyunda başımıza geleceklerin de habercisidir. Oyunda daha önceki oyunlardan tanıdığımız Deckard Cain tekrar karşımıza çıkıyor. Ancak bu kez yalnız değil. Bu kıyamet ortamına yeğeni Leah’ı da getirmiş. Oyun boyunca bu karakteri sık sık göreceğiz.

  


Yorum Yazın

Connect with Facebook