Alan Wake PC inceleme

Karanlıktan aydınlığa koşarken…

Öncelikle incelemenin detaylarına geçmeden evvel şunu belirtmek istiyorum. Darkness 2’nin etkisini üzerimden atamadan kısa bir süre sonra Alan Wake oynamak kızgın çölden kutuplara gitmek gibi oldu. Darkness 2 de aydınlıktan kaçıp karanlığa sığınıyorduk, Alan Wake de ise karanlıktan kaçıp aydınlığa sığınıyoruz. Dolayısıyla birden böyle bir geçiş yapmak adeta Alan’ın yaşadığı beyin bulanmalarını yaşattı diyebilirim:)

Evet girişten de anlayacağınız gibi, Remedy Entertainment tarafından 2010 yılında Xbox 360 için geliştirilen ve geçtiğimiz haftalarda Pc versiyonu sunulan Alan Wake psikolojik gerilim tadında bir oyun. Öncelikle geliştirici Remedy stüdyoları hakkında bilgi vermek gerekirse, kendilerini Max Payne serisi ile tanıyoruz. Finlandiya menşeili stüdyo tarafından geliştirilen Alan Wake, aslında Stephen King hayranı bir yazarın başından geçen psişik olaylar ve bu olayların ardında yatan “Karanlık gerçekler”in anlatıldığı ve türünün en başarılı örneklerinden biri olan korku-gerilim türünde bir oyun. Peki Alan Wake i bu kadar başarılı kılan ne? İşte şimdi bunun cevabını arıyor ve Pc sürümünün detaylarını irdeliyoruz.
 

 
Alan Wake için söylenebilecek en önemli olumlu durum, çok başarılı bir senaryo ve bu senaryonun başarılı bir şekilde sunulması diyebiliriz. İşte burada devreye Sam Lake ismi giriyor. Max Payne serisinin de senaristi olan Sam Lake uzun bir çalışmanın sonunda Alan Wake i kurguluyor. Aslında bakarsanız Stephen King’in “Misery” ve “The Shining” adlı eserlerine çok benzeyen bir kurgu ile karşı karşıya olduğumuzu belirtebilirim. Hikayenin giriş bölümlerinde Misery’den esintiler, daha sonraki bölümlerinde ise The Shining’den esintiler görebilirsiniz. Spoiler vermemek için çok fazla detaya girmiyorum. Ancak kısaca hikayeden bahsetmek gerekirse; gerilim türünde eserler veren ve alanında oldukça hatırı sayılır bir üne sahip olan Alan Wake isimli yazarımız, son yıllarda yazınsal olarak ilham kaynağı bulamamaktadır ve bu durum kendisinde aşırı strese neden olmaktadır. Bu durumdan biraz olsun sıyrılabilmek ve kafasını rahatlatmak amacıyla güzeller güzeli sevdiceğinin tavsiyesine uyarak Washington yakınlarında bulunan doğa harikası Bright Falls bölgesindeki sakin bir göl evine tatile çıkarlar. İşte hikayemizde bundan sonra başlar…
 

 
Kendinizi harika bir psikolojik gerilim filmindeymişsiniz gibi hissedeceğiniz Alan Wake, açıkçası bana o ilk Silent Hill oyununun hissettirdiği tarifi mümkün olmayan duyguları hissettirdi diyebilirim. Özellikle episode mantığı ile ilerleyen ve bir sonraki bölümde nereden başlayacağınızı, nasıl uyanacağınızı bilemeden ilerleyen oyun kurgu yapısı oldukça başarılı bir yenilik diyebilirim. Ayrıca oyunun en başarılı olduğu konulardan biri olan grafiksel detaylar ve kaotik ortamlar sizi oyunun havasına çok hızlı bir şekilde girmenizi sağlıyor. Grafik detaylarına daha sonra değineceğim, öncelikle oynanış ve kurguyu biraz anlatmak istiyorum.


Yorum Yazın

Connect with Facebook