Assassin’s Creed: Revelations Pc Oyun İnceleme

Muhteşem İstanbul, Muhteşem Süleyman ve Muhteşem Ezio…

“… Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar…”

Evet, şairin dediği gibi İstanbul gibi diyar olmaz. Belki tarih boyunca bu eşsiz topraklar için sayısız şiirler yazılmış, methyiler dizilmiştir, ama ne o sözcükler bu şehr-i İstanbul’u anlatmaya yetmiştir ne de bu şehir sözcüklere sığmıştır. Her bir karış toprağı ayrı bir güzellik, ayrı bir gizem dolu olan İstanbul, yine bir başyapıta ev sahipliği yapıyor. Ubisoft’un amiral gemisi olan, oyun dünyasının en önemli hikaye ve karakter derinliğine sahip olan oyunlarından biri Assassin’s Creed: Revelations İstanbul’un konuğu oluyor…

Oyunu incelemeye başlamadan önce oyun ile ilgili bazı serzenişlerim ve övgülerim olacak. Önce övgülerden başlayayım. Bir oyunda İstanbul bu kadar mı güzel resmedilir. Galata Kulesinden tutunda Ayasofya Camiine kadar, çarşı pazardan tutunda saraylara kadar dönemin İstanbul’u resmen tarihin içinden kopup gelmiş. Eski evlerin dokusu, sarayların heybeti, halkın hareketliliği bizi zamanda yolculuk yaptırıyor adeta. Grafik ile ilgili detaylı bir bölüm olacak ama daha en başta canım İstanbul’u bu kadar iyi modellediği için yapımcıları tebrik ediyorum. Amma, sıra geldi serzenişe… Ah be Ubisoft böylesine muhteşem bir yapıt nasıl olurda yaşadığı coğrafyanın dili ile sunulmaz. Güzel Türkçemiz şu oyunun havasını kat be kat arttırmazmıydı… Neyse bu konuda çok doluyum, ben incelemeye döneyim en iyisi…
 

 

Öncelikle oyun İstanbul’da geçtiği için 1-0 önde başlıyor bizim için. Ezio’nun son macerası olduğu için de biraz hüzün doluyor içimiz. Hazır Ezio demişken kahramanımızın yüzüne yılların yorgunluğu yansımış. Sakallarına aklar düşmüş, yüzünde kırışıklıklar oluşmuş. Ama yılların tecrübesi daha bi karizmatik yapmış Ezio’yu. Dile kolay o kadar macera, heyecan, entrika ve cinayet. Her babayiğidin harcı değil tüm bu yükü taşımak…

Assassin’s Creed: Revelations (nam-ı diğer ACR) uzuuun bir girizgah ile açılıyor. Girişte Desmond’ın hafızasına yolculuk yapıyoruz. Animus’un içinde bir yerlerde kendinden geçmiş şekilde bulduğumuz Desmond’ın hafızasını toparlaması için yapacaklarımız, oyunun ana görevlerinden biri. Ama asıl işimiz Altair’in kayıp kütüphanesini açabilmek için gerekli olan 5 adet kilidi İstanbul’un gizli dehlizlerinde aramak. Tabi bunu yapmak o kadar da kolay değil. Tıpkı bizim gibi Templar’lar da gizli kütüphanenin anahtarlarının peşinde…
 

 

Süleyman…Muhteşem Süleyman

Assassin’s Creed: Revelations yaklaşık olarak 1500’lü yıllarda geçiyor. Kanuni Sultan Süleyman daha henüz 17 yaşlarında. Yani henüz Muhteşem (Magnificent) olmamış, toy bir şehzade. Bu arada tarihi bir gemide Ezio ve Süleyman’ın arasında geçen diyalog bölümleri bizlere Süleyman’ın ne kadar alçak gönüllü olduğunu gösteriyor…


Yorum Yazın

Connect with Facebook